considered - Türkçe İngilizce Sözlük

considered

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

considered — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈsɪdərd/ – BrE /kənˈsɪdəd/)
Terim Türü:
Sıfat
Üzerinde dikkatle durulmuş, tartılmış bir yaklaşımı veya “itibarlı/saygı duyulan” kişiyi tanımlar; bağlam iki hattı ayırır. Consider fiilinin ortaç biçimi olarak “zihinsel emek verilmiş” sonucunu taşır; ikinci kullanımda ise toplumun “değer verdiği” statüye işaret eder.
Eş Anlamlılar:
deliberated, respected
Zıt Anlamlılar:
impulsive, disregarded

"considered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
considered s. dikkate alınan
W {\displaystyle W\ } is the work required by the considered system.
W {\displaystyle W\ } dikkate alınan sistemin gerektirdiği iştir.

More Sentences
considered s. düşünülmüş
That is why it is good that we now have proposals that are also considered capable of operating legally.
Bu nedenle artık yasal olarak da faaliyet gösterebileceği düşünülen tekliflere sahip olmamız iyi bir şey.

More Sentences
considered s. enine boyuna düşünülmüş
The committee is preparing a considered response.
Komite enine boyuna düşünülmüş bir yanıt hazırlıyor.

More Sentences
Teknik
considered expr. sayılır
The issue cannot and must not be considered closed.
Bu konu kapanmış sayılamaz ve sayılmamalıdır.

More Sentences
Genel
considered s. saygıdeğer
considered s. dikkate alınmış
considered s. ölçülmüş
considered s. saygı gören
Teknik
considered s. nitelendirilir
Osmanlıca
considered s. mutasavver

"considered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the point(s) to be considered i. üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
considered points i. dikkate alınan hususlar
be considered f. dikkate alınmak
be considered f. addedilmek
be considered important f. önemsenmek
be considered on a preferential basis f. öncelikle ele alınmak
be considered creditworthy f. kredi vermeye değer bulunmak
be considered as f. olarak anılmak
be considered strange f. garipsenmek
be considered strange f. garip gelmek
be considered necessary f. gerekli görülmek
be considered credit-worthy f. kredi vermeye değer bulunmak
be considered valid f. geçerli sayılmak
be considered worthy f. layık görülmek
be considered a crime f. suç sayılmak
be considered as f. olarak görülmek
carefully considered s. hesaplı
not properly considered s. hesapsız
considered necessary s. gerekli görülen
not considered necessary s. gerekli görülmeyen
ill-considered s. aptalca
ill-considered s. düşüncesizce
well-considered s. saygıdeğer
ill-considered s. enine boyuna düşünülmemiş
ill-considered s. tedbir alınmamış
when considered zf. düşünüldüğünde
when considered zf. dikkate alındığında
when it is considered zf. dikkate alındığında
when it is considered zf. düşünüldüğünde
if considered reasonable zf. uygun görülürse
İfadeler
all things considered expr. enine boyuna düşünülürse
all things considered expr. her şey göz önüne alınırsa
considered as adopted expr. kabul edilmiş sayılır
when considered from this point of view expr. bu açıdan bakıldığında
if considered proper expr. uygun görülürse
when everything is considered expr. her şey göz önüne alındığında
Atasözü
those who dance are considered insane by those who cannot hear the music müziğin sesini duyamayanlar dans edenlerin deli olduğunu düşünürler
Deyim
your considered opinion i. dikkatle değerlendirme yapılmış fikriniz
your considered opinion i. saygıdeğer görüşünüz
(one's) considered opinion i. (birisinin) enine boyuna tartılmış düşüncesi
your considered opinion i. enine boyuna tartılmış düşünceniz
(one's) considered opinion i. (birisinin) dikkatle değerlendirme yapılmış fikri
(one's) considered opinion i. (birisinin) değerli görüşü
your considered opinion i. değerli görüşünüz
(one's) considered opinion i. (birisinin) saygıdeğer görüşü
Konuşma
have you ever considered selling the car? expr. arabayı satmayı düşündünüz mü?
Chatleşme Dili
imco (in my considered opinion) kısalt. benim değerlendirmeme göre
Ticaret/Ekonomi
considered hours worked i. çalışılmış sayılan süreler
considered hours worked i. çalışılmış gibi sayılan süreler
considered hours worked i. çalışılmış sayılan saatler
considered hours worked i. çalışılmış gibi sayılan saatler
Hukuk
be considered evidence f. kanıt sayılmak
be considered evidence f. delil sayılmak
it is considered by the court expr. gereği düşünüldü
Siyasal
during the considered period expr. belirlenmiş süre zarfında