contiguous - Türkçe İngilizce Sözlük

contiguous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contiguous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bitişik, komşu, kesintisiz
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈtɪɡjuəs/ – BrE /kənˈtɪɡjuəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Arada boşluk olmadan birbirine temas eden bölgeleri veya parçaları tanımlar; coğrafya ve matematikte teknik bir nitelik taşır. Latince contiguus (“dokunan, temas eden”) kökünden gelir; “aynı sınırı paylaşma” fikri modern dilde haritalar, veri blokları ve uzamsal diziler için standart bir terim olmuştur.
Eş Anlamlılar:
adjacent, adjoining
Zıt Anlamlılar:
separate, noncontiguous

"contiguous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
contiguous s. bitişik
The entrance to the mansion was blocked by the contiguous houses.
Konağın girişi bitişiğindeki evler yüzünden kapatılmıştı.

More Sentences
contiguous s. hemhudut
Hukuk
contiguous s. bitişik
The entrance to the mansion was blocked by the contiguous houses.
Konağın girişi bitişiğindeki evler yüzünden kapatılmıştı.

More Sentences
Dilbilim
contiguous s. bitişik
The entrance to the mansion was blocked by the contiguous houses.
Konağın girişi bitişiğindeki evler yüzünden kapatılmıştı.

More Sentences
Genel
contiguous s. yakın
contiguous s. komşu
contiguous s. kesintisiz
contiguous s. sürekli
contiguous s. aralıksız
contiguous s. kesiksiz
contiguous s. sürekli temas eden
contiguous s. peşi sıra gelen
contiguous s. sonrasında gelen
contiguous s. açıklıksız
contiguous s. araya parça karışmamış olan
contiguous s. parçaları aralıksız dizili
contiguous s. zaman veya sıra olarak yakında olan
Hukuk
contiguous s. muttasıl
contiguous s. komşu
contiguous s. yakın
Teknik
contiguous s. komşu (açılar)
contiguous s. ortak bir köşesi ve kenarı olan (iki açı)

"contiguous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
contiguous zones i. sınırdaş bölgeler
contiguous zone i. bitişik bölge
contiguous building i. bitişik yapı
contiguous country i. komşu ülke
contiguous country i. hemhudut ülke
be contiguous f. bitişmek
non-contiguous s. bitişik olmayan
non-contiguous s. sınırdaş olmayan
contiguous to ed. -e yakın
Ticaret/Ekonomi
contiguous country i. komşu ülke
contiguous country i. hemhudut ülke
contiguous zone i. bitişik bölge
Hukuk
contiguous zone i. bitişik bölge
Siyasal
contiguous zone i. bitişik bölge
Teknik
contiguous building i. bitişik yapı nizamı
İnşaat
contiguous building i. blok yapı
contiguous building i. bitişik yapı
Çevre
contiguous area i. mücavir alan
Coğrafya
contiguous united states i. abd'nin alaska ve hawaii dışında 48 eyaletine verilen ad