| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | crackling i. | çıtırdama | ||
| Yaygın Kullanım | crackling i. | çıtırdatma | ||
| Genel | ||||
| Genel | crackling i. | çıtırtı | ||
|
The crackling of the fire in the fireplace added a cosy atmosphere. Şöminedeki ateşin çıtırtısı, rahat bir atmosfer yaratıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | crackling i. | (uzun pişen domuz eti) gevreklik | ||
|
The roast pork had a delicious crispy crackling on the outside. Kızarmış domuz etinin dış kısmında lezzetli bir gevreklik vardı. More Sentences |
||||
| Genel | crackling i. | kıkırdak | ||
| Genel | crackling i. | cazırtı | ||
| Genel | crackling i. | çatırdama | ||
| Genel | crackling i. | çatırtı | ||
| Genel | crackling i. | çıtırdama | ||
| Genel | crackling i. | çıtırdatma | ||
| Genel | crackling s. | çatlayan | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | crackling i. | çatlama | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | crackling i. | kızarmış jambon kabuğu | ||
| Mutfak | crackling s. | (şarap) hafif köpüren | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | crackling i. | köpek yemi olarak kullanılan don yağ atığı | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | crackling i. | güzel/çekici kadın | ||