crawling - Türkçe İngilizce Sözlük

crawling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crawling — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrɔːlɪŋ/ – BrE /ˈkrɔːlɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim
Sürünerek ilerlemeyi veya -ing biçimiyle devam eden “crawling” hareketini anlatır; ayrıca “crawling with insects/people” gibi kalıplarla bir yerin “kaynıyor” olmasını da ifade edebilir. Crawl fiilinden türetilen bu biçim, modern dilde hem fiziksel hareketi hem de yoğunluk ve rahatsız edici hissi (skin-crawling) betimleyen güçlü mecazlara kaynaklık eder.
Eş Anlamlılar:
creeping, teeming
Zıt Anlamlılar:
empty, still

"crawling" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crawling i. emekleme
Our daughter has started crawling.
Kızımız emeklemeye başladı.

More Sentences
crawling i. sürünme
crawling s. kaynayan (çok dolu)
crawling s. ürpertici
crawling N. emekleme/sürünme
Teknik
crawling i. adacıklar
crawling i. sırsız alan

"crawling" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be crawling with insects f. böcek kaynamak
Öbek Fiiller
crawling with someone f. (bir yer) -ile kaynamak
Konuşma Dili
be crawling with insects f. böcekle kaynamak
be crawling with insects f. böcek kaynamak
be crawling with insects f. böcekle dolup olmak
Deyim
crawling with some kind of creature f. böcek/karınca vs. kaynamak
crawling with something f. ile dolu olmak
go crawling to f. tıpış tıpış gitmek
go crawling back f. tıpış tıpış geri gitmek
go crawling back f. tıpış tıpış geri gitmek
crawling with s. (bir şey) istilasına uğramış
crawling with s. (bir şeyle) dolu
crawling with someone/something s. biriyle/bir şeyle dolu
crawling with s. (bir şeyle) istila edilmiş
crawling with someone/something s. biri/bir şey istilasına uğramış
crawling with someone/something s. biriyle/bir şeyle istila edilmiş
Ticaret/Ekonomi
crawling peg exchange rate i. sürünen pariteler
crawling peg exchange rate i. kaygan döviz kuru
crawling peg i. sürünen pariteler
crawling peg i. sürünen kur
crawling peg i. sürünen parite
crawling peg i. kaygan parite
crawling peg i. sürünen askı
Hukuk
crawling peg exchange rates i. serbest dalgalanmaya bırakılmış döviz kurları
curb crawling i. yol kenarında bekleyen hayat kadınlarına arabası ile yavaşlayıp ilişki teklifinde bulunma
Siyasal
crawling peg system i. sürüklenen çapa uygulaması
Argo
kerb crawling i. yol kenarında bekleyen hayat kadınlarına arabası ile yavaşlayıp ilişki teklifinde bulunma