dalgalanan - Türkçe İngilizce Sözlük

dalgalanan

"dalgalanan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dalgalanan floating s.
The war caused the floating gold prices.
Savaş nedeniyle dalgalanan altın fiyatları söz konusuydu.

More Sentences
dalgalanan fluctuating s.
I can't keep track of the fluctuating market.
Dalgalanan pazarı takip edemiyorum.

More Sentences
dalgalanan volatile s.
Volatile international relations are keeping oil prices high.
Uluslararası ilişkilerdeki dalgalanmalar petrol fiyatlarını yüksek tutuyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
dalgalanan fluctuating s.
I can't keep track of the fluctuating market.
Dalgalanan pazarı takip edemiyorum.

More Sentences
Genel
dalgalanan undulant s.
dalgalanan flying s.
dalgalanan fluctuant s.
dalgalanan wiggly s.
dalgalanan ripply s.
dalgalanan flapping s.
dalgalanan flickering s.
dalgalanan flotery s.
dalgalanan oscillational s.
dalgalanan rolling s.
dalgalanan ounded s.
Teknik
dalgalanan undulant s.
dalgalanan fluctuant s.
Eski Kullanım
dalgalanan surgy s.

"dalgalanan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hafifçe dalgalanan ses rippling i.
hafifçe dalgalanan hareket rippling i.
dalgalanan ince veya yumuşak şey drift i.
havada dalgalanan bayraklar flying colors i.
şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi) snap f.
şiddetle dalgalanan yelken gibi ses çıkarmak slat f.
hafifçe dalgalanan ripply s.
hava akımında dalgalanan flaring s.
Ticaret/Ekonomi
serbest dalgalanan kur sistemi freely floating exchange rate i.
serbest dalgalanan kur sistemi freely fluctuating exchange rate i.
yönetimli dalgalanan kur sistemi managed floating exchange rate i.
serbestçe dalgalanan kur sistemi freely fluctuating exchange rate system i.
tüketici fiyat endeksini belirlerken dalgalanan maliyeti hesaplamada göz önüne alınan belirli bir pazardaki ürün ve hizmet grupları market basket i.
tüketici fiyat endeksini belirlerken dalgalanan maliyeti hesaplamada göz önüne alınan belirli bir pazardaki ürün ve hizmet grupları basket i.
Teknik
kesikli dalgalanan ses intermittent fluctuating sound i.
Denizcilik
cıvadra sancağının takılı olduğu direkte dalgalanan milli bayrak union jack i.
Argo
eroin çekmek (eroini folyoda ısıtarak ejderha kuyruğu gibi dalgalanan dumanını çekmek) chase the dragon f.