deducing - Türkçe İngilizce Sözlük

deducing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

deducing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sonuç çıkarmak, çıkarım yapmak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈduːs/ – BrE /dɪˈdjuːs/)
Terim Türü:
Fiil: deduce (deduces – deduced – deducing)
Verilerden veya öncüllerden mantıksal sonuç üretmeyi tanımlamaktadır; özellikle akıl yürütme bağlamında kullanılır. Latince deducere (“aşağıya çekmek, türetmek”) kökünden gelmektedir; modern bilim ve dedektif anlatılarında “kanıttan sonuç çıkarma” eylemini teknik bir netlikle ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
infer, derive
Zıt Anlamlılar:
guess, disregard

"deducing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deduce f. sonuç çıkarmak
From that assumption you deduce that immigration is a right, and an actionable one at that.
Bu varsayımdan göçün bir hak olduğu ve hatta eyleme geçirilebilir bir hak olduğu sonucunu çıkarıyorsunuz.

More Sentences
deduce f. sonucuna varmak
Many experts deduce that there is water on Mars.
Birçok uzman Mars'ta su bulunduğu sonucuna varmaktadır.

More Sentences
deduce f. anlamak
This simple fact can help you deduce what movement a given muscle is associated with.
Bu basit gerçek, belirli bir kasın hangi hareketle ilişkili olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir.

More Sentences
deduce f. çıkarım yapmak
Sherlock Holmes could deduce much out of the smallest details.
Sherlock Holmes en küçük detaylardan çok fazla çıkarım yapabilirdi.

More Sentences
deduce f. ortaya çıkarmak
deduce f. sonuca varmak
deduce f. görüşüne varmak
deduce f. çıkarsamak
deduce f. çıkarsama yapmak
Osmanlıca
deduce f. istidlal etmek

"deducing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deduce from f. anlamak
deduce from f. sonuç çıkarmak
Öbek Fiiller
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir şey) çıkarmak
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir şey) anlamak
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir sonuca) varmak
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir sonuç) çıkarmak
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir çıkarım) yapmak
deduce (something) from (something) f. (bir şeyden bir anlam) çıkarmak