differentiates - Türkçe İngilizce Sözlük

differentiates

differentiates — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˌdɪfəˈrɛnʃieɪt/ – BrE /ˌdɪfəˈrenʃieɪt/)
Terim Türü:
Fiil: differentiate (differentiates – differentiated – differentiating)
Benzer görünen şeyler arasındaki farkları belirginleştirmeyi veya bir ürünü/kişiyi rakiplerinden farklı kılmayı tanımlar. Latince differentia kökünden türemiştir; modern pazarlamada “differentiate your product” ifadesi, küçük ama stratejik farklarla asimetrik avantaj yaratma fikrini taşır.
Eş Anlamlılar:
distinguish, set apart
Zıt Anlamlılar:
homogenize, equalize

"differentiates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
differentiate f. farklılaştırmak
Genel
differentiate f. farklılaşmak
He confirms the problem of abundant imports, but does not differentiate from the Commission's quotas.
Bol miktarda ithalat sorununu teyit etmekte, ancak Komisyon'un kotalarından farklılaşmamaktadır.

More Sentences
differentiate f. ayırmak
What is it that differentiates a Taliban-style regime from a democracy?
Taliban tarzı bir rejimi demokrasiden ayıran şey nedir?

More Sentences
differentiate f. ayrım yapmak
A policy that differentiates white and black people can only cause further harm.
Beyazlarla siyahiler arasında ayrım yapan bir politika daha fazla zarardan başka bir şey getirmez.

More Sentences
differentiate f. ayırt etmek
It is crucial to differentiate between right and wrong in this incident.
Bu olayda doğru ile yanlışı ayırt etmek çok önemli.

More Sentences
differentiate i. başkalaşmış kayaç
differentiate i. başkalaşmış kaya
differentiate f. farkı görmek
differentiate f. ayrı seçi yapmak
differentiate f. farklılaştırmak
differentiate f. fark gözetmek
differentiate f. farklı olmak
differentiate f. fark etmek
differentiate f. tefrik etmek
differentiate f. ayrılmak
differentiate f. farklı yapmak
differentiate f. ayırım yapmak
differentiate f. ayrıştırmak
Matematik
differentiate f. türev almak
Biyoloji
differentiate f. (kök hücre) gelişim sırasında daha özel formlara dönüşmek

"differentiates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
differentiate between f. fark gözetmek
differentiate (between) f. fark gözetmek
differentiate (between) f. ayrım gözetmek
differentiate into f. farklılaşmak
Öbek Fiiller
differentiate (someone or something) from (someone or something) f. (birinin/bir şeyin birinden/bir şeyden) farklı olmasını sağlamak
differentiate (someone or something) from (someone or something) f. (birinin/bir şeyin birinden/bir şeyden) ayırt edilebilir olmasını sağlamak
differentiate (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklılaştırmak
differentiate (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
differentiate (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırt etmek
differentiate between (someone or something) f. (birini/bir şeyi) ayırmak
differentiate from f. -den başka olmak
differentiate between (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark oluşturmak
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark görmek
differentiate from f. -den farklı olmak
differentiate between (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark görmek
differentiate from f. -den farklılaştırmak
differentiate from f. -den farklı olmasını sağlamak
differentiate (someone or something) from (someone or something else) f. (birinin/bir şeyin başka birinden/bir şeyden) ayırt edilebilir olmasını sağlamak
differentiate from f. -e benzememek
differentiate between (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklı hale getirmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt etmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında ayrım yaratmak
differentiate (someone or something) from (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka birinden/bir şeyden) ayırmak
differentiate between (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında ayrım yaratmak
differentiate from f. -den ayırt etmek
differentiate (someone or something) from (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka birinden/bir şeyden) farklılaştırmak
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark oluşturmak
differentiate from f. -den ayrılmak
differentiate from f. -den ayırt edilebilir olmasını sağlamak
differentiate from f. -den ayırmak
differentiate (someone or something) from (someone or something else) f. (birinin/bir şeyin başka birinden/bir şeyden) farklı olmasını sağlamak
differentiate between (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt edilebilir hale getirmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt edilebilir hale getirmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklı hale getirmek
differentiate between (someone or something) f. (birini/bir şeyi) ayırt etmek
differentiate (someone or something) from (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka birinden/bir şeyden) ayırt etmek
Matematik
differentiate structure i. diferensiyel yapı
differentiate structure i. diferansiyel yapı