| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | dilemma i. | ikilem | ||
|
He faces the dilemma of leaving town or staying where he's not welcome. Kasabayı terk etmek ya da hoş karşılanmadığı yerde durmak ikilemiyle karşı karşıya kalır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | dilemma i. | açmaz | ||
| Genel | ||||
| Genel | dilemma i. | ikilem | ||
|
He faces the dilemma of leaving town or staying where he's not welcome. Kasabayı terk etmek ya da hoş karşılanmadığı yerde durmak ikilemiyle karşı karşıya kalır. More Sentences |
||||
| Genel | dilemma i. | açmaz | ||
| Genel | dilemma i. | çıkmaz | ||
| Genel | dilemma i. | güç durum | ||
| Genel | dilemma i. | dilemma | ||
| Genel | dilemma i. | zor durum | ||
| Genel | dilemma i. | iki bilinmezli sorun | ||
| Genel | dilemma i. | çelişki | ||
| Genel | dilemma N. | zor seçim | ||
| Mantık | ||||
| Mantık | dilemma i. | dilemma | ||
| Mantık | dilemma i. | rakibin gözünde her biri eşit düzeyde şüphe uyandıracak seçenekleri olan argüman | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | dilemma f. | (birini) ikilemde bırakmak | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | dilemma | dilemma i. |
| Genel | dilemma | contradiction i. |
| Deyim | ||
| Deyim | dilemma | the lady or the tiger i. |
| Mantık | ||
| Mantık | dilemma | dilemma i. |