disadvantaged - Türkçe İngilizce Sözlük

disadvantaged

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disadvantaged — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˌdɪsədˈvæntɪdʒd/ – BrE /ˌdɪsədˈvɑːntɪdʒd/)
Terim Türü:
Sıfat
Sosyal, ekonomik veya yapısal nedenlerle eşit fırsata erişimde geride kalan durumu niteleyen sözcüktür. Disadvantage kökünden türemiş ortaç yapısıdır; modern kullanımda disadvantaged, kişiyi “eksik” değil, koşulları “eşitsiz” kılan yapıların etkisini ima edecek biçimde sosyal politika dilinde yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
underprivileged, marginalized
Zıt Anlamlılar:
privileged, advantaged

"disadvantaged" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disadvantaged s. imkanları kısıtlı olan
Students from disadvantaged backgrounds often face barriers to accessing higher education.
İmkanları kısıtlı durumda olan öğrenciler üniversite eğitimi söz konusu olduğunda zorluklarla karşılaşmaktadır.

More Sentences
Siyasal
disadvantaged s. dezavantajlı
Regional policy pushed to put these projects in the hands of the voluntary sector and now they seem to be disadvantaged.
Bölgesel politika bu projeleri gönüllü sektörün eline bırakmaya zorladı ve şimdi dezavantajlı görünüyorlar.

More Sentences
Genel
disadvantaged s. zarar gören
disadvantaged s. zarar görmüş
disadvantaged s. yoksul
disadvantaged s. fakir
disadvantaged s. maddi sıkıntıda olan
disadvantaged s. yoksul çevreden gelen
disadvantaged s. imkânları kısıtlı
disadvantaged s. geri bırakılmış
Siyasal
disadvantaged yoksun

"disadvantaged" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disadvantaged groups i. ezilen gruplar
the disadvantaged i. yoksullar
Deyim
culturally disadvantaged i. alt kesim
the culturally disadvantaged i. yoksul kesim
culturally disadvantaged s. fakir
Siyasal
disadvantaged regions i. geri kalmış bölgeler