privileged - Türkçe İngilizce Sözlük

privileged

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

privileged — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ayrıcalıklı, imtiyazlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈprɪvəlɪdʒd/ – BrE /ˈprɪvəlɪdʒd/)
Terim Türü:
Sıfat: privileged
Özel haklara sahip olan durumu niteleyen sıfattır. Privilege kökünden türemiştir. Toplumsal analiz ve eleştirel çalışmalarda avantajlı konumları tanımlamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
advantaged
Zıt Anlamlılar:
underprivileged

"privileged" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
privileged s. ayrıcalıklı
Fame made her privileged.
Şöhret onu ayrıcalıklı kılıyordu.

More Sentences
privileged s. imtiyazlı
Genel
privileged s. seçkin
You're a very privileged person.
Sen çok seçkin bir insansın.

More Sentences
privileged s. torpilli
He felt privileged to start the meeting.
Toplantıya başlarken kendini torpilli hissetti.

More Sentences
privileged s. gizli
These files include privileged information.
Bu dosyalar gizli bilgiler içeriyor.

More Sentences
Hukuk
privileged s. ayrıcalıklı
Fame made her privileged.
Şöhret onu ayrıcalıklı kılıyordu.

More Sentences
Genel
privileged s. mümtaz
privileged s. ayrıcalık tanınmış
privileged s. imtiyazlı
privileged s. iltimaslı
privileged s. muaf
privileged s. öncelikli
privileged s. ayrıcalı
Ticaret/Ekonomi
privileged s. imtiyazlı
Hukuk
privileged s. imtiyazlı
privileged s. öncelikli
privileged s. rüçhanlı

"privileged" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
confidential and privileged information i. gizli ve kişiye özel bilgiler
the privileged few i. mutlu azınlık
privileged position i. ayrıcalıklı konum
privileged user i. ayrıcalıklı kullanıcı
privileged childhood i. ayrıcalıklı çocukluk
privileged child i. ayrıcalıklı çocuk
privileged civilian i. ayrıcalıklı sivil
be privileged f. öncelikli olmak
İfadeler
I was privileged to be ... expr. ... ayrıcalığını yaşadım
Ticaret/Ekonomi
privileged partnership i. imtiyazlı ortaklık
privileged position i. imtiyazlı durum
privileged classes i. ayrıcalıklı sınıflar
privileged debt i. ayrıcalıklı borç
privileged communication i. ayrıcalıklı haberleşme
privileged debt i. rüçhanlı borç
privileged tax regime i. imtiyazlı vergi rejimi
privileged shareholder i. imtiyazlı hissedar
privileged shareholder i. imtiyazlı hisse sahibi
privileged shareholder i. imtiyazlı pay sahibi ortak
privileged share i. imtiyazlı hisse
privileged share i. imtiyazlı pay
Hukuk
privileged debt i. imtiyazlı borç
privileged creditor i. imtiyazlı alacaklı
Siyasal
privileged access i. ayrıcalıklı erişim
privileged position i. ayrıcalıklı durum
privileged position i. imtiyazlı durum
privileged question i. öncelikli soru
privileged question i. önceliği olan soru
privileged question i. ivedi soru
privileged question i. derhal cevaplanması gereken soru
privileged status i. ayrıcalıklı durum
privileged status i. imtiyazlı durum
Teknik
privileged instruction i. ayrıcalıklı komut
privileged instruction i. özel komut
Bilgisayar
privileged instruction i. özel komut
privileged instruction i. ayrıcalıklı komut
Bilişim
privileged user i. ayrıcalıklı kullanıcı
privileged instruction i. ayrıcalıklı komut