disinterested - Türkçe İngilizce Sözlük

disinterested

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disinterested — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tarafsız, çıkar gözetmeyen
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪsˈɪntrɪstɪd/ – BrE /dɪsˈɪntrɪstɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: disinterested
Kişisel çıkar içermeyen yaklaşım. Latince disinteresse kökünden gelir. Hukuk ve etik bağlamda, nesnel duruş olarak bilinir
Eş Anlamlılar:
impartial
Zıt Anlamlılar:
biased

"disinterested" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disinterested s. tarafsız
A judge should be disinterested.
Bir yargıç tarafsız olmalıdır.

More Sentences
disinterested s. ilgisiz
The children remained disinterested in the class.
Çocuklar derse ilgisiz kaldılar.

More Sentences
Hukuk
disinterested s. tarafsız
A judge should be disinterested.
Bir yargıç tarafsız olmalıdır.

More Sentences
Genel
disinterested s. objektif
disinterested s. önyargısız
disinterested s. bir konuyla hiçbir ilgisi olmayan
disinterested s. yansız
disinterested s. bir konuda hiçbir çıkarı olmayan (kimse)
disinterested s. ön yargısız
disinterested s. umursamaz
disinterested s. lakayıt
disinterested s. karşılık beklemeden yapılan
disinterested s. çıkar gözetmeyen
Hukuk
disinterested s. çıkarı bulunmayan

"disinterested" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
become disinterested f. ilgisini kaybetmek
become disinterested f. ilgisini yitirmek
Hukuk
disinterested witness i. dava taraflarıyla ilişkisi olmayan ve bu sebeple tanıklığa engel durumu bulunmayan kimse