| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | divided s. | bölünmüş | ||
|
America is more divided than ever. Amerika hiç olmadığı kadar bölünmüş durumdadır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | divided s. | ayrılmış | ||
|
This communication is divided into three parts. Bu bildiri üç bölüme ayrılmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | divided s. | farklı | ||
|
Robert Hart pioneered a system based on the observation that the natural forest can be divided into distinct levels. Robert Hart, doğal ormanın farklı seviyelere bölünebileceği gözlemine dayanan bir sistemin öncülüğünü yaptı. More Sentences |
||||
| Genel | divided s. | (mantıkta) bölünen | ||
|
The rapidly dividing cells are in the process of forming the various body systems, including the digestive system. Hızla bölünen hücreler, sindirim sistemi de dahil olmak üzere çeşitli vücut sistemlerini oluşturma sürecindedir. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | divided s. | bölünmüş | ||
|
America is more divided than ever. Amerika hiç olmadığı kadar bölünmüş durumdadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | divided s. | ayrı | ||
| Genel | divided s. | farklı parça veya bölümlerden oluşan | ||
| Genel | divided s. | (mantıkta) bölünmeye tabi olan | ||
| Genel | divided s. | hisselere dağıtılmış | ||
| Genel | divided s. | paylaştırılmış | ||
| Genel | divided s. | çatışan çıkar, durum veya nesnelere yönelmiş | ||
| Genel | divided s. | ayrı tutulmuş | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | divided s. | aile bağından özgürleşmiş | ||
| Hukuk | divided s. | aile yükümlülüğünden ayrılmış | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | divided s. | parçalarına ayrılmış | ||
| Trafik | ||||
| Trafik | divided s. | karşı yönde hareket eden şeritten ayrılmış (yol) | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | divided s. | parçalanmış | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | divided s. | tabana veya orta damara uzanan kesilerle farklı parçalara ayrılmış (yaprak) | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | divided s. | birkaç gruba ayrılma belirten müzikal yönlendirme | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | divided s. | munkasem | ||