divided - Türkçe İngilizce Sözlük

divided

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"divided" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
divided s. bölünmüş
America is more divided than ever.
Amerika hiç olmadığı kadar bölünmüş durumdadır.

More Sentences
divided s. ayrılmış
This communication is divided into three parts.
Bu bildiri üç bölüme ayrılmıştır.

More Sentences
Genel
divided s. farklı
Robert Hart pioneered a system based on the observation that the natural forest can be divided into distinct levels.
Robert Hart, doğal ormanın farklı seviyelere bölünebileceği gözlemine dayanan bir sistemin öncülüğünü yaptı.

More Sentences
divided s. (mantıkta) bölünen
The rapidly dividing cells are in the process of forming the various body systems, including the digestive system.
Hızla bölünen hücreler, sindirim sistemi de dahil olmak üzere çeşitli vücut sistemlerini oluşturma sürecindedir.

More Sentences
Gıda
divided s. bölünmüş
America is more divided than ever.
Amerika hiç olmadığı kadar bölünmüş durumdadır.

More Sentences
Genel
divided s. ayrı
divided s. farklı parça veya bölümlerden oluşan
divided s. (mantıkta) bölünmeye tabi olan
divided s. hisselere dağıtılmış
divided s. paylaştırılmış
divided s. çatışan çıkar, durum veya nesnelere yönelmiş
divided s. ayrı tutulmuş
Hukuk
divided s. aile bağından özgürleşmiş
divided s. aile yükümlülüğünden ayrılmış
Teknik
divided s. parçalarına ayrılmış
Trafik
divided s. karşı yönde hareket eden şeritten ayrılmış (yol)
Gıda
divided s. parçalanmış
Botanik
divided s. tabana veya orta damara uzanan kesilerle farklı parçalara ayrılmış (yaprak)
Müzik
divided s. birkaç gruba ayrılma belirten müzikal yönlendirme
Osmanlıca
divided s. munkasem

"divided" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 84 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
divided highway i. çift yönlü yol
divided skirt i. pantolon-etek
be divided f. bölünmek
be divided into regions f. bölgelere ayrılmak
be divided into portions f. paylaştırılmak
be divided equally f. eşit olarak bölüştürülmek
be divided f. kısımlara ayrılmak
be divided into two parts f. ikiye bölünmek
be divided equally f. eşit şekilde bölünmek
divided into separate articles s. madde madde
divided into shares s. hisseli
divided between s. arasında paylaştırılmış
divided between s. -arasında bölünmüş
divided-equally zf. eşit şekilde bölünerek
Atasözü
a house divided against itself cannot stand bölünmüş bir ev ayakta kalamaz
united we stand divided we fall birlik olmadan dirlik olmaz
united we stand divided we fall nerde birlik orda dirlik
united we stand divided we fall birlikten kuvvet doğar
grief divided is made lighter üzüntü paylaşıldıkça hafifler
a house divided against itself cannot stand kendi içerisinde bölünen bir grup/kurum ayakta kalamaz
a house divided against itself cannot stand içsel bölünme/çatışma dağılmaya yol açar
a house divided against itself cannot stand kendi içerisinde çatışma/çekişme yaşayan bir grup/kurum sonunda dağılır
a house divided against itself cannot stand içten bölünen bir grup/kurum ayakta kalamaz
Konuşma Dili
divided against itself s. kendi içerisinde bölünmüş
divided against itself s. kendi içerisinde ayrışmış
divided against itself s. içsel olarak bölünmüş/anlaşmazlığa düşmüş
divided against itself s. kendi içerisinde çatışma yaşayan
divided against itself s. kendi içerisinde anlaşmazlığa düşmüş
divided against itself s. kendi içerisinde parçalanmış
divided against itself s. içten bölünmüş
divided against itself s. kendi içerisinde ayrılık yaşayan
divided against itself s. kendi içerisinde çatışma/çekişme yaşayan
divided against itself s. kendi içerisinde ihtilafa düşmüş
Deyim
a house divided i. kendi içerisinde ayrılık/bölünme yaşayan grup/kurum
a house divided i. iç çatışma yaşayan grup/kurum
a house divided i. içten yıkılan grup/kurum
a house divided i. içten bölünen grup/kurum
a house divided i. iç çekişme yaşayan grup/kurum
a house divided i. içsel anlaşmazlıkla/ayrılıkla zayıflayan grup/kurum
divided on (someone or something) s. (biri/bir şey) üzerinde anlaşılmış
divided on (someone or something) s. (biri/bir şey) üzerinde fikir ayrılığı yaşamış
divided on (someone or something) s. (biri/bir şey) konusunda bölünmüş
divided on s. biri/bir şey hakkında farklı görüşlere sahip
divided on s. biri/bir şey hakkında farklı fikirlere sahip
divided on (someone or something) s. (biri/bir şey) konusunda ayrılığa düşmüş
Ticaret/Ekonomi
divided accounts i. sınırlı sorumlu sendika payları
divided market i. bölünmüş pazar
divided policy i. bölünmüş poliçe
limited partnership divided into shares i. sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket
divided loyalty i. bölünmüş bağlılık
divided loyalty i. bölünmüş sadakat
Hukuk
limited partnership in which the capital is divided into shares i. sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket
Teknik
divided coarse aggregate i. elenmiş kaba agrega
divided road i. refüjlü yol
divided rim i. parçalı jant
divided light door i. bölüntülü camlı kapı
finely divided phenolic molding materials i. çok ince parçacıklar haline getirilmiş fenolik kalıplama malzemeleri
divided cell i. bölük göze
four-divided ovens i. dört bölümlü ocaklar
divided turbine casing i. parçalı türbin gövdesi
finely divided phenolic moulding material i. çok ince parçacıklar haline getirilmiş fenolik kalıplama malzemesi
finely divided metal i. ince bölünmüş metal
horizontally divided s. yatay bölünmüş
Bilgisayar
divided frame i. bölünmüş çerçeve
Tekstil
one-piece or divided suits i. tek parça veya parçalı takımlar
Otomotiv
divided rim i. bölünmüş jant
divided propshaft i. parçalı kardan mili
Trafik
divided highway i. bölünmüş karayolu
divided road i. bölünmüş yol
Demiryolu
divided highway i. bölünmüş karayolu
divided road i. orta refüjlü yol
divided highway i. geliş gidiş yönleri ayrı otoyol
divided road i. bölünmüş yol
Havacılık
divided undercarriage axle i. parçalı iniş takımı aksı
Medikal
divided dose i. bölünmüş doz
divided nevus of the eyelids i. göz kapaklarının bölünmüş nevüsü
in divided doses expr. bölünmüş dozlarda
Psikoloji
divided consciousness i. bölünmüş bilinç
divided attention i. bölünmüş dikkat
Matematik
divided by expr. bölü
divided by over expr. bölü
Biyoloji
be divided by mitosis f. mitozla bölünmek
Sosyal Bilimler
class-divided society i. sınıflara bölünmüş toplum
Askeri
divided air attack i. bölünmüş hava taarruzu