| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | doze f. | uyuklamak | ||
|
The dog was dozing in front of the fire. Köpek ateşin önünde uyukluyordu. More Sentences |
||||
| Genel | doze f. | şekerleme yapmak | ||
|
He dozed off. O şekerleme yaptı. More Sentences |
||||
| Genel | doze f. | kestirmek | ||
|
I'm not really asleep, just dozing. Gerçekten uyumuyorum, sadece kestiriyorum. More Sentences |
||||
| Genel | doze i. | uyuklama | ||
| Genel | doze i. | hafif uyku | ||
| Genel | doze i. | şekerleme | ||
| Genel | doze i. | kestirme | ||
| Genel | doze i. | uyuşukluk | ||
| Genel | doze f. | pineklemek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | doze f. | ımızganmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | doze f. | buldozerle üzerinden geçmek | ||
| Teknik | doze f. | buldozerle temizlemek | ||
| Teknik | doze f. | buldozerle düzlemek | ||
| Ağaç İşleri | ||||
| Ağaç İşleri | doze i. | kerestede çürük | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | doze f. | aptallaştırmak | ||
| Eski Kullanım | doze f. | sersemletmek | ||
| Eski Kullanım | doze f. | afallatmak | ||
| Eski Kullanım | doze f. | kafasını karıştırmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | doze off f. | uyuklamak | ||
| Genel | ||||
| Genel | doze off f. | içi geçmek | ||
| Genel | doze off f. | uykuya dalmak | ||
| Genel | doze off f. | uyku bastırmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | doze off f. | içi geçmek | ||
| Öbek Fiiller | doze off f. | uyuyakalmak | ||
| Argo | ||||
| Argo | doze off f. | yorgunluktan bitkin düşmek | ||
| Argo | doze off f. | uyuyup kalmak | ||
| Argo | doze off f. | bitip tükenmek | ||
| Argo | doze off f. | çöküp kalmak | ||