drastic - Türkçe İngilizce Sözlük

drastic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drastic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sert, köklü, radikal
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdræstɪk/ – BrE /ˈdræstɪk/)
Terim Türü:
Sıfat
Ani ve güçlü etki yaratan, köklü değişimi niteleyen sözcüktür; genelde “drastic measures” gibi ifadelerle “ağır önlemler” tonunu taşır. Yunanca drastikos (“etkili, eyleyen”) kökünden gelmektedir; modern İngilizcede drastic, özellikle olumsuz veya zorunlu müdahaleleri vurgulayan güçlü bir sıfattır.
Eş Anlamlılar:
radical, extreme
Zıt Anlamlılar:
mild, moderate

"drastic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
drastic s. şiddetli
The drastic change in the economic condition of the country caused chaos.
Ülkenin ekonomik durumundaki şiddetli değişim kaosa neden oldu.

More Sentences
drastic s. sert
These sad facts give the Committee on Industry, External Trade, Research and Energy cause to propose drastic measures.
Bu üzücü gerçekler Sanayi, Dış Ticaret, Araştırma ve Enerji Komitesi'nin sert önlemler önermesine neden olmaktadır.

More Sentences
drastic s. etkili
I must do something drastic.
Etkili bir şey yapmalıyım.

More Sentences
drastic s. güçlü
That can have a drastic effect on her and the family.
Bu, onun ve ailesinin üzerinde güçlü bir etki yaratabilir.

More Sentences
drastic s. kesin
drastic s. pek etkili
drastic s. esaslı
drastic s. zorlayıcı
drastic s. tesirli
drastic s. radikal
drastic s. köklü
Medikal
drastic s. drastik
Eczacılık
drastic i. etkisi kuvvetli tıbbi madde
drastic i. güçlü müshil

"drastic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
drastic changes i. köklü değişiklikler
drastic changes i. geniş kapsamlı değişiklikler
drastic changes i. büyük değişiklikler
drastic solution i. köklü çözüm
take drastic measures f. sıkı önlem almak
take drastic action f. sert tedbir/önlem almak
Atasözü
drastic times require drastic measures f. zor zamanlar zorlu tedbirler/önlemler gerektirir
drastic times call for drastic measures zor zamanlar zorlu tedbirler/önlemler gerektirir
Teknik
drastic quenching i. dikkatsizce suverme
drastic quenching i. önlemsiz suverme