| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | drip f. | damlamak | ||
|
The water is dripping down above the ceiling. Su tavandan aşağıya damlıyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | drip f. | damlatmak | ||
|
The joint of the pipe is dripping water. Borunun birleşim yeri su damlatıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | drip i. | damla | ||
|
Drips and other medical devices were potential sources of infection. Damlalar ve diğer tıbbi cihazlar potansiyel enfeksiyon kaynaklarıydı. More Sentences |
||||
| Genel | drip i. | damlama | ||
|
I started to hear drips with the rain. Yağmurla birlikte damlama sesleri duymaya başladım. More Sentences |
||||
| Genel | drip i. | damlayan şey | ||
|
There is a little pool on the floor due to drips from the ceiling. Tavandan damlayan şeylerden dolayı yerde küçük bir havuzcuk var. More Sentences |
||||
| Genel | drip i. | damlatma | ||
|
The doctor said, 'We will put you on the drip.' Doktor 'Sana damlatma yapacağız' dedi. More Sentences |
||||
| Genel | drip i. | muhallebi çocuğu | ||
|
I don't like hanging with drips. Muhallebi çocuklarıyla takılmayı sevmiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | drip f. | damlatmak | ||
|
The joint of the pipe is dripping water. Borunun birleşim yeri su damlatıyor. More Sentences |
||||
| Genel | drip f. | damlamak | ||
|
The water is dripping down above the ceiling. Su tavandan aşağıya damlıyor. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | drip f. | damlamak | ||
|
The water is dripping down above the ceiling. Su tavandan aşağıya damlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | drip i. | damlalık | ||
| Genel | drip i. | saçak | ||
| Genel | drip i. | yağmur suyunu akıtan çıkıntı | ||
| Genel | drip i. | damlalıkla sıvı verme | ||
| Genel | drip i. | sevimsiz kimse | ||
| Genel | drip i. | süt çocuğu | ||
| Genel | drip i. | damlama sesi | ||
| Genel | drip i. | damla sesi | ||
| Genel | drip i. | sevimsiz tip | ||
| Genel | drip i. | damlayarak oluşan yığın | ||
| Genel | drip i. | pişen etten damlayan yağ ve sıvılar | ||
| Genel | drip i. | bir şeye daldırılarak kaplanmış eşyanın altında biriken damlalar | ||
| Genel | drip i. | eşyayı su damlatacak şekilde asma | ||
| Genel | drip i. | şıp şıp su damlatma | ||
| Genel | drip f. | akıtmak | ||
| Genel | drip f. | damla damla akmak | ||
| Genel | drip f. | sızdırmak | ||
| Genel | drip f. | (boruya) yoğuşma sıvısını boşaltmak için musluk takmak | ||
| Genel | drip f. | damlayarak taşacak kadar doymak | ||
| Genel | drip f. | sıvı ile sarılmak | ||
| Genel | drip f. | sıvı sızdırmak | ||
| Genel | drip f. | düşecekmiş gibi asılı durmak | ||
| Genel | drip f. | yavaşça süzülerek alçalmak | ||
| Genel | drip f. | yavaşça taşmak | ||
| Genel | drip f. | çok miktarda değerli şeye sahip olmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | drip i. | bir tür şirket destekli yatırım programı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | drip i. | yoğuşma sıvısını boşaltma çıkışı | ||
| Mimarlık | ||||
| Mimarlık | drip i. | buğu suyu | ||
| Mimarlık | drip i. | damlalık | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | drip i. | (tuz, şeker) terapötik çözeltilerin intravenöz olarak damla damla verilmesi | ||
| Medikal | drip i. | intravenöz olarak damla damla verilen çözelti | ||
| Medikal | drip i. | solüsyonun intravenöz olarak damla damla verilmesinde kullanılan ekipman | ||
| Medikal | drip i. | serum | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | drip f. | (kahveyi) kaynar suyu ince öğütülmüş kahve üzerinden döküp süzdürerek hazırlamak | ||
| Mutfak | drip s. | kaynayan suyun ince çekilmiş kahve içinden yavaşça damlatılmasıyla yapılan (kahve) | ||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | drip f. | çiselemek | ||
| Meteoroloji | drip f. | sis kaplamak | ||
| Argo | ||||
| Argo | drip i. | soğuk nevale | ||
| Argo | drip i. | havalı kıyafet | ||
| Argo | drip i. | saçma sapan konuşma | ||
| Argo | drip i. | abuk sabuk yazı | ||
| Argo | drip i. | boş laf | ||
| Argo | drip i. | hava | ||
| Argo | drip i. | tarz | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | drip i. | sıkıcı/çekilmez tip | ||