envious - Türkçe İngilizce Sözlük

envious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

envious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıskanç, imrenen, haset eden
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛnviəs/ – BrE /ˈenviəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Başkasının sahip olduğuna karşı içten içe kıskançlık veya imrenme duygusu taşımayı niteleyen sözcüktür; genellikle rahatsız edici bir kıyas hissi barındırır. Latince invidia (“kıskanç bakış, haset”) kökünden gelir; modern kullanımda envious, sadece “isterim” değil, “başkasında olmasına içerlerim” tonunu taşıyabildiği için duygusal açıdan daha keskin bir sıfat gibi çalışır.
Eş Anlamlılar:
jealous, resentful
Zıt Anlamlılar:
content, appreciative

"envious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
envious s. kıskanç
Mary is not envious.
Mary kıskanç değil.

More Sentences
Genel
envious s. kıskanan
Katie was very envious of her classmate's popularity.
Katie, sınıf arkadaşının popülaritesini kıskanıyordu.

More Sentences
envious s. hasut
envious s. haset
envious s. hasetli
envious s. gıpta eden
envious s. günücü
envious s. imrenen
envious s. çok dikkatli
envious s. temkinli
envious s. ihtiyatlı
envious s. haset eden
Eski Kullanım
envious s. rakip
envious s. imrenilecek
envious s. gıpta edilecek

"envious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
envious eye i. kem göz
make envious f. imrendirmek
envious of s. i kıskanan
envious of s. kıskanç