euphemism - Türkçe İngilizce Sözlük

euphemism

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

euphemism — Definition

Anlamı ve Tanımı:
örtmece, yumuşatma sözü, dolaylı ifade
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈjuːfəˌmɪzəm/ – BrE /ˈjuːfəmɪzəm/)
Terim Türü:
İsim: euphemism (euphemisms)
Sert, tabu veya rahatsız edici bir ifadeyi daha yumuşak ve dolaylı bir sözle anlatmayı sağlayan dil aracını tanımlayan terimdir. Yunanca eu (“iyi”) + phēmē (“söz, söylem”) köklerinden türetilmiştir; modern dilbilimde euphemism, toplumsal hassasiyet, güç ilişkileri ve söylem stratejilerinin dildeki görünür araçlarından biri olarak incelenir.
Eş Anlamlılar:
circumlocution, mild term
Zıt Anlamlılar:
dysphemism, bluntness

"euphemism" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
euphemism i. örtmece
This is really a polite euphemism for the true state of affairs.
Bu, gerçek durum için gerçekten de kibar bir örtmece.

More Sentences
euphemism i. yerine kullanılan sözcük
Overweight' is a euphemism for 'fat.'
Aşırı kilolu' sözcüğü 'şişman' sözcüğünün yerine kullanılır.

More Sentences
euphemism i. yerine kullanılan sözcük
Overweight' is a euphemism for 'fat.'
Aşırı kilolu' sözcüğü 'şişman' sözcüğünün yerine kullanılır.

More Sentences
Dilbilim
euphemism i. örtmece
This is really a polite euphemism for the true state of affairs.
Bu, gerçek durum için gerçekten de kibar bir örtmece.

More Sentences
Genel
euphemism i. edebi kelam
euphemism i. edebikelam
euphemism i. hüsnütabir
euphemism i. öfemizm
euphemism i. ayıp/çirkin şeylerin daha uygun/usturuplu şekilde söylenmesi
euphemism N. dolaylı ifade
euphemism N. yumuşatma sözü
Edebiyat
euphemism i. edebi adlandırma
euphemism i. güzel adlandırma

"euphemism" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
go number one [euphemism] f. işemeye gitmek
go number one [euphemism] f. işemek
go number one [euphemism] f. çiş yapmak
go number one [euphemism] f. yüz numaraya gitmek
go number one [euphemism] f. tuvalete gitmek
go number two [euphemism] f. kaka yapmak
Deyim
a spot of how's your father [euphemism] [uk/aus] i. cinsel ilişkiye girme
a spot of how's your father [euphemism] [uk/aus] i. mercimeği fırına verme
the bottomless pit [euphemism] i. cehennem
golden-ager [euphemism] i. yaşlı
golden-ager [euphemism] i. emekli
get intimate with (someone) [euphemism] f. (biriyle) cinsel anlamda yakınlaşmak
get intimate with (someone) [euphemism] f. (biriyle) seks yapmak
get intimate with (someone) [euphemism] f. (biriyle) cinsel ilişkiye girmek
get intimate with (someone) [euphemism] f. (biriyle) sevişmek
Dilbilim
euphemism treadmill i. örtmece paradoksu/kısır döngüsü
Argo
lady of easy virtue [euphemism] i. fahişe
lady of easy virtue [euphemism] i. hafif meşrep kadın
lady of easy virtue [euphemism] i. hayat kadını
sam hill [euphemism] i. cehennem
knock boots (with one) [euphemism] f. (biriyle) sevişmek
knock boots (with one) [euphemism] f. (biriyle) seks yapmak
knock boots (with one) [euphemism] f. (biriyle) mercimeği fırına vermek
full-figured [euphemism] s. şişman