exclusion - Türkçe İngilizce Sözlük

exclusion

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exclusion — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dışlama, hariç tutma, dışlanma
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈskluːʒən/ – BrE /ɪkˈskluːʒən/)
Terim Türü:
İsim: exclusion (exclusions)
Birinin/bir şeyin sistematik biçimde dışarıda bırakılmasını veya kapsam dışı tutulmasını tanımlayan terimdir; sosyal bağlamda “dışlanma” ağır bir anlam taşır. Latince exclusio kökünden gelir; modern kullanımda exclusion, politikadan okula kadar birçok alanda erişim ve eşitlik tartışmalarının ana terimlerinden biri olarak, “kimlerin masada olmadığı” sorusunu merkezileştirir.
Eş Anlamlılar:
omission, segregation, ostracism
Zıt Anlamlılar:
inclusion, integration, acceptance

"exclusion" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exclusion i. dışında bırakma
We wholeheartedly support the exclusion of economic operators that have been convicted of offences.
Suçlardan hüküm giymiş müteşebbislerin kapsam dışında bırakılmasını tüm kalbimizle destekliyoruz.

More Sentences
exclusion i. hariç tutma
The first is the call for a restrictive interpretation of the exclusion clauses of the Geneva Convention on Refugees.
İlki, Cenevre Mülteciler Sözleşmesi'nin hariç tutma maddelerinin kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanması çağrısıdır.

More Sentences
exclusion i. kovma
The new policy bans the permanent exclusion of pupils.
Yeni politika, öğrencilerin kalıcı olarak kovulmasını yasaklamaktadır.

More Sentences
exclusion i. dışlama
There is no room in Europe for exclusion, for expulsion, for marginalisation, whether collective or individual.
İster toplu ister bireysel olsun, Avrupa'da dışlamaya, sınır dışı etmeye ve marjinalleştirmeye yer yoktur.

More Sentences
exclusion i. hariç tutulma
There was a question about the exclusion of asbestos cement.
Asbestli çimentonun hariç tutulmasıyla ilgili bir soru vardı.

More Sentences
Siyasal
exclusion i. dışlanma
Timothy was disappointed with his exclusion from the school play.
Timothy okul piyesinden dışlandığı için hayal kırıklığına uğramıştı.

More Sentences
Sigortacılık
exclusion i. istisna
He asked for a complete list of exclusions.
İstisnaların tam bir listesini istedi.

More Sentences
Genel
exclusion i. tart
exclusion i. ret
exclusion i. çıkarma
exclusion i. ihraç etme
exclusion i. çıkarılma
exclusion i. hariç bırakma
exclusion i. mahrum etme
exclusion i. dahil etmeme
exclusion i. ihraç
exclusion i. kabul etmeme
exclusion i. ayırma
exclusion i. dışarıda bırakılma
exclusion i. kabul etmeme
exclusion i. dahil etmeme
exclusion i. dahil edilmeme
Ticaret/Ekonomi
exclusion i. çıkarılma
exclusion i. dikkate almama
exclusion i. hariç bırakma
exclusion i. ihraç
exclusion i. ortaklıktan çıkarılma
Teknik
exclusion i. dışlanım
Fizyoloji
exclusion i. ayrı tutma
exclusion i. uzak tutma
exclusion i. girişi engelleme
Deniz Biyolojisi
exclusion i. dışarlama

"exclusion" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exclusion principle i. dışlama ilkesi
exclusion from i. dışında bırakma
exclusion from i. dışında bırakılma
social exclusion i. sosyal dışlanmışlık
mutual exclusion i. karşılıklı dışlama
exclusion criteria i. dışlama kriterleri
to the exclusion of ed. hariç tutarak
to the exclusion of ed. dışında bırakarak
Ticaret/Ekonomi
tax exclusion i. vergi istisnası
exclusion clause i. sorumluluktan kurtulma şartı
Hukuk
exclusion law i. göç kanunu
tax exclusion i. vergi istisnası
exclusion order i. bir yere gidiş/giriş yasağı
exclusion of liability i. sorumluluğun olmaması
exclusion of liability i. adem-i mesuliyet
chinese exclusion act i. çinlileri dışlama yasası
to the exclusion of expr. diğerlerinden feragat ederek
Siyasal
exclusion of rights i. hakların tüketilmesi
social exclusion i. sosyal dışlanma
exclusion clauses i. mülteci statüsü haricinde bırakmaya ilişkin hükümler
deportation or exclusion order i. sınırdışı etme veya ülkeye giriş yasağı
Sigortacılık
general exclusion clause i. genel istisnalar klozu
war exclusion clause i. harp istisna klozu
ice exclusion clause i. buz istisna klozu
nuclear risk exclusion clause i. nükleer riziko istisna klozu
nuclear exclusion i. nükleer, radyoaktif rizikolar istisna hükmü
war, civil war exclusion clause i. harp, iç savaş istisna klozu
atomic pools exclusion clause i. atom pool'leri istisna klozu
exclusion clause i. istisna klozu
exclusion, excluded expr. istisna, hariç
Teknik
size exclusion chromatography i. büyüklük dışlanımlı kromatografi
exclusion principle i. dışlanım kuralı
pauli exclusion principle i. pauli dışlama kuralı
size exclusion chromatography i. büyüklük etmeni
high-performance size-exclusion chromatography i. yüksek performans boyut eleme kromatografisi
Bilgisayar
exclusion principle i. dışlama ilkesi
add exclusion expr. dışarıda bırakılacak ıp adreslerini ekle
Bilişim
exclusion principle i. dışlama ilkesi
Telekom
base station transmitter exclusion band i. baz istasyonu verici harici bandı
base station receiver exclusion band i. baz istasyonu alıcı harici bandı
base station receiver exclusion power i. baz istasyonu alıcı harici gücü
transposer exclusion band i. aktarıcının ölçümleri dışında kalan frekans bandı
exclusion band i. harici bant
transposer exclusion band i. transfonder harici bandı
Medikal
size-exclusion chromatography i. boyut dışlama kromatografisi
exclusion criteria i. dışlama kriterleri
diagnosis of exclusion i. dışlayıcı teşhis/tanı
Psikoloji
mutual exclusion i. karşılıklı dışarlama
defensive exclusion i. savunmacı dışlama
Ruhbilim
social exclusion i. sosyal dışlanma
Gıda
high-performance size-exclusion chromatography i. yüksek performanslı boyut dışlama kromatografisi
Fizik
pauli exclusion principle i. pauli ihraç prensibi
pauli exclusion principle i. pauli dışlama ilkesi
exclusion principle yoksun bırakma ilkesi
Kimya
temporary exclusion area i. geçici hariç alan
exclusion principle i. dışarlama ilkesi
Deniz Biyolojisi
fishery exclusion zone i. fez
competitive exclusion i. yarıştan atılan
exclusion zone i. yasak kuşak
fishery exclusion zone i. balıkçılığa kapalı kuşak
Sosyal Bilimler
moral exclusion i. ahlaki dışlama
Çevre
exclusion area i. girişe kapalı alan
livestock exclusion zone i. hayvanlara yasak bölge
competitive exclusion i. rekabet halindeki iki türden birinin diğerine baskın gelmesi
competitive exclusion principle i. rekabetçi dışlanım ilkesi
competitive exclusion principle i. bir ortamdaki aynı kritik kaynak için rekabet eden iki türden birinin sonunda diğerine üstün gelip o türü yerinden edeceği ilkesi
competitive exclusion i. rekabetçi dışlanım
competitive exclusion principle i. gause yasası
Askeri
exclusion area i. sınırlanmış bölge
exclusion zone i. yasak bölge
Spor
exclusion list i. yasaklı listesi
Latince
expressio unius est exclusio alterius (the expression of one is the exclusion of another) expr. listede olmayanlar bilerek/özellikle dahil edilmemiştir
Star Wars
imperial navy exclusion zone i. imparatorluk donanması yasak bölgesi