exclusively - Türkçe İngilizce Sözlük

exclusively

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exclusively — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yalnızca, sadece, münhasıran
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈskluːsɪvli/ – BrE /ɪkˈskluːsɪvli/)
Terim Türü:
Zarf
Bir şeyin sadece belirli bir kişi/grup/kanal için geçerli olduğunu vurgulayan zarftır; kapsamı daraltır. Exclusive kökünden -ly ile türetilmiştir; modern kullanımda exclusively, sözleşme ve pazarlamada “tek kanal/tek hak” ifadesini netleştirirken, argümanda “alternatif yok” anlamını da güçlendirebilir.
Eş Anlamlılar:
solely, only, entirely
Zıt Anlamlılar:
jointly, broadly, inclusively

"exclusively" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exclusively zf. özellikle
I will talk exclusively about the issue of the Court of Justice and the Court of First Instance.
Özellikle Adalet Divanı ve İlk Derece Mahkemesi konusundan bahsedeceğim.

More Sentences
exclusively zf. sadece
I would remind Members that this is exclusively Question Time.
Üyelere bunun sadece Soru Zamanı olduğunu hatırlatmak isterim.

More Sentences
exclusively zf. yalnızca
The survey focuses exclusively on teenagers.
Anket yalnızca gençlere odaklanmaktadır.

More Sentences
exclusively zf. münhasıran
We must start work on a document which provides specifically and exclusively for the needs of the mountain regions.
Özellikle ve münhasıran dağlık bölgelerin ihtiyaçlarını karşılayacak bir belge üzerinde çalışmaya başlamalıyız.

More Sentences
Hukuk
exclusively zf. münhasıran
We must start work on a document which provides specifically and exclusively for the needs of the mountain regions.
Özellikle ve münhasıran dağlık bölgelerin ihtiyaçlarını karşılayacak bir belge üzerinde çalışmaya başlamalıyız.

More Sentences
Genel
exclusively zf. yalnız
exclusively zf. sırf

"exclusively" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
solely and exclusively zf. sadece ve münhasıran
İfadeler
particularly but not exclusively expr. yegane olmasa da bilhassa
to a woman (used when the group is composed exclusively of women) expr. oy birliğiyle
Siyasal
exclusively fiscal nature i. münhasıran mali nitelikli
Teknik
exclusively locked file i. özel kilitlenmiş dosya
exclusively locked file i. salt kilitlenmiş dosya
Medikal
exclusively breast-fed newborn infant i. tek başına anne sütüyle beslenen yenidoğan
non-exclusively breastfed s. sadece anne sütü almayan