exemplary - Türkçe İngilizce Sözlük

exemplary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exemplary — Definition

Anlamı ve Tanımı:
örnek niteliğinde
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzɛmpləri/ – BrE /ɪɡˈzɛm.pləri/)
Terim Türü:
Sıfat: exemplary
Başkalarına model olacak düzeyde iyi olan. Latince exemplum köküne dayanır. Eğitim ve etik bağlamda takdir edilen davranışları anlatır
Eş Anlamlılar:
model
Zıt Anlamlılar:
reprehensible

"exemplary" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exemplary s. ibretlik
exemplary s. örnek niteliğinde olan
Genel
exemplary s. örnek alınacak
Holly is a good student with exemplary behavior.
Holly örnek alınacak davranışları olan iyi bir öğrencidir.

More Sentences
exemplary s. örnek
I would like to thank the Commission, whose arbitration between Council and Commission was exemplary.
Konsey ve Komisyon arasında örnek bir hakemlik sergileyen Komisyon'a teşekkür etmek isterim.

More Sentences
exemplary s. ibret verici
The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary.
Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.

More Sentences
exemplary s. emsal
Hers was an exemplary punishment.
Onunki bir emsal cezaydı.

More Sentences
exemplary s. örnek
I would like to thank the Commission, whose arbitration between Council and Commission was exemplary.
Konsey ve Komisyon arasında örnek bir hakemlik sergileyen Komisyon'a teşekkür etmek isterim.

More Sentences
exemplary s. emsal
Hers was an exemplary punishment.
Onunki bir emsal cezaydı.

More Sentences
exemplary i. ibret vermek için yapılan
exemplary s. örnek verici
exemplary s. örnek olarak
exemplary s. örnek niteliğinde olan
exemplary s. örnek gösterilen
exemplary s. örnek olarak gösterilmeye uygun
exemplary s. örnek olarak gösterilen
exemplary s. uyarı niteliğinde
exemplary s. örnek niteliğinde

"exemplary" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exemplary damages i. cezai tazminat
exemplary behaviour i. örnek davranış
exemplary character i. örnek karakter
exemplary character i. örnek kişilik
show exemplary behaviour f. örnek bir davranış sergilemek
display exemplary behaviour f. örnek bir davranış sergilemek
Hukuk
exemplary damages i. cezai zarar
exemplary damages i. cezai tazminat
exemplary damages i. maddi zarardan ayrı ceza tazminatı
exemplary damages i. cezai/cezalandırıcı tazminat