exhort - Türkçe İngilizce Sözlük

exhort

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exhort — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzɔːrt/ – BrE /ɪɡˈzɔːt/)
Terim Türü:
Fiil: exhort (exhorts – exhorted – exhorting)
Birini güçlü ve ısrarlı bir dille bir şeye yönlendirmeyi, adeta “moral konuşması” yapar gibi çağırmayı tanımlamaktadır; resmî ve retorik bir tını taşır. Latince exhortari (“yüreklendirmek, cesaret vermek”) kökünden gelir; modern kullanımda exhort, dinî/edebî metinlerde ve resmî söylemde “güçlü ikna çağrısı” ifadesi olarak yaşar.
Eş Anlamlılar:
urge, implore, encourage
Zıt Anlamlılar:
dissuade, discourage, deter

"exhort" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exhort f. öğüt vermek
It says we need to exhort one another every day.
Her gün birbirimize öğüt vermemiz gerektiğini söylüyor.

More Sentences
exhort f. teşvik etmek
The teacher exhorted his pupils to do well.
Öğretmen öğrencilerini başarmaları için teşvik etti.

More Sentences
exhort f. uyarmak
The chairman exhorted the party workers to finish the job.
Başkan, işi bitirmeleri konusunda işçileri uyarıyordu.

More Sentences
exhort f. tembih etmek
exhort f. yüreklendirmek
exhort f. tavsiye etmek
exhort f. cesaret vermek
exhort f. hararetle öğütlemek
exhort f. öğütlemek
exhort f. güçlü çağrı yapmak

"exhort" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmasını) tembihlemek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmasını) tembih etmek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmasını) öğüt vermek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmasını) öğütlemek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmaması konusunda) uyarmak
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapması konusunda) cesaret vermek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmasını) tavsiye etmek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapması konusunda) cesaretlendirmek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapması konusunda) teşvik etmek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapmaması konusunda) ikaz etmek
exhort (one) to (do something) f. (bir şey yapması konusunda) tavsiye vermek
Deyim
exhort to do f. yapmasını tembih etmek
exhort to do f. yapması için teşvik etmek
exhort to do f. birine bir şey yapması için baskı yapmak
exhort to do f. yapması için sıkıştırmak
exhort someone to do something f. birinin bir şey yapmasını tembihlemek
exhort someone to do something f. birinin bir şey yapmasını tembih etmek
exhort someone to do something f. birine bir şey yapması için baskı yapmak
exhort to do f. yapması için zorlamak
exhort someone to do something f. birinin bir şey yapmasını öğütlemek
exhort someone to do something f. birini bir şey yapması için sıkıştırmak
exhort someone to do something f. birini bir şey yapması için teşvik etmek
exhort to do f. yapmasını öğütlemek
exhort someone to do something f. birini bir şey yapması için zorlamak
exhort to do f. yapmasını tembihlemek