extrapolate - Türkçe İngilizce Sözlük

extrapolate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

extrapolate — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈstræpəˌleɪt/ – BrE /ɪkˈstræpəleɪt/)
Terim Türü:
Fiil: extrapolate (extrapolates – extrapolated – extrapolating)
Mevcut veriden hareketle, veri aralığının dışına taşan bir tahmin/çıkarım yapmayı anlatan teknik fiildir; istatistik ve modellemede temel bir kavramdır. Latince extra (“dışarı”) + polare (“düzeltmek/şekillendirmek” çizgisi) üzerinden modern bilim terminolojisine yerleşmiştir; modern kullanımda extrapolate, verinin söylemediği yerde modelin konuştuğunu vurguladığı için her zaman belirsizlik ve risk payı taşır.
Eş Anlamlılar:
infer, project, estimate
Zıt Anlamlılar:
interpolate, measure directly, observe

"extrapolate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
extrapolate f. tahmin etmek
Today, anyone can extrapolate the future threats from the current situation of global warming.
Bugün herkes küresel ısınmanın mevcut durumundan yola çıkarak gelecekteki tehditleri tahmin edebilir.

More Sentences
extrapolate f. dış değer bulmak
extrapolate f. sonuca ulaşmak
extrapolate f. geleceği tahmin etmek
extrapolate f. öngörüyle uzatmak
extrapolate f. ekstrapole etmek
extrapolate f. dışa doğru tahmin etmek
Bilgisayar
extrapolate f. dışdeğerlemek
Matematik
extrapolate f. dışdeğerlemek
extrapolate f. dışdeğerini hesaplamak
extrapolate f. dışdeğer bulmak
Dilbilim
extrapolate f. anlam çıkarmak

"extrapolate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
extrapolate something from something f. bazı bilgilerden bir sonuca ulaşmak
extrapolate something from something f. bir şeyden bir sonuç, anlam çıkarmak
extrapolate something from something f. bir şey üzerinden bir şeyi tahmin etmek
extrapolate something from something f. bir şeyden çıkarım yapmak
extrapolate from f. -den bir sonuç, anlam çıkarmak
extrapolate from f. -den bir şeyi tahmin etmek
extrapolate from f. -den çıkarım yapmak
extrapolate from f. -den bir sonuca ulaşmak