facing - Türkçe İngilizce Sözlük

facing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

facing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yüz yüze gelen, kaplama, dış yüz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfeɪsɪŋ/ – BrE /ˈfeɪsɪŋ/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat; Fiil kökenli ortaç: facing
Bir şeye doğru dönük olma hâlini; mimaride/imalatta bir yüzün kaplama malzemesini; ayrıca face fiilinin -ing biçimini tanımlayan terimdir. Face kökünden türeyen kullanım, “ön yüz/karşı yön” fikrini korur; modern inşaat dilinde facing, duvarın dış kaplaması gibi teknik bir anlam taşırken günlük dilde “facing challenges” kalıbıyla “zorluklarla yüz yüze” olmayı gösterir.
Eş Anlamlılar:
fronting, covering, confronting

"facing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
facing i. kaplama
A facing area is useful, it is slightly smaller than the total area of the panel.
Bir kaplama alanı kullanışlıdır, panelin toplam alanından biraz daha küçüktür.

More Sentences
facing i. cephe
Our house has a facing built with bricks.
Evimizin tuğlalarla yapılmış bir cephesi var.

More Sentences
facing i. astar
A facing was attached inside her skirt.
Eteğinin içine bir astar takıldı.

More Sentences
İnşaat
facing i. kaplama
A facing area is useful, it is slightly smaller than the total area of the panel.
Bir kaplama alanı kullanışlıdır, panelin toplam alanından biraz daha küçüktür.

More Sentences
Genel
facing i. dönme
facing i. koruyucu katman
facing i. dış yüzey
facing i. üst tabaka
facing i. dönüş
facing i. dış kaplama
facing i. dış görünüm
facing s. dönük
facing s. karşı olan
facing s. karşı
facing s. nazır
facing s. çevrili
facing s. yüz yüze gelen
facing zf. yüz yüze
facing N. dış yüz
Teknik
facing i. astarlama (döküm)
facing i. ön yüz
facing i. yüzden torna etme
Mekanik
facing i. alın tornalama işlemi
Tekstil
facing i. mostra
facing i. pervaz
İnşaat
facing i. cephe kaplaması
facing i. dış astarı
facing i. gömlek
facing i. yüzey hazırlanması
Otomotiv
facing i. planyalama
Askeri
facing i. dönüşler

"facing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 138 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
metal facing i. metal yüzeyleme
extended facing i. genişletilmiş ön yüz
buttonhole facing i. ilik altı astarı
facing pages i. kapak sayfaları
facing pages i. arkalı önlü sayfa
house facing the sea i. denize bakan ev
room facing the street i. sokağa bakan oda
downward facing dog i. (yogada) aşağı bakan köpek duruşu
facing extinction s. yok olmaya yüz tutmuş
facing back s. arkası dönük
facing away s. arkası dönük
facing back s. sırtı dönük
facing away s. sırtı dönük
facing the street s. caddeye bakan
facing outward s. dışa dönük
forward-facing s. öne bakan
forward-facing s. öne dönük
south-facing s. güneye bakan
south-facing s. güneyi gören
south-facing s. güney yönlü
facing one another zf. karşılıklı
in two rows facing each other zf. iki geçeli
Konuşma Dili
make sure the x is facing up like this expr. x ile işaretli kısmın şu şekilde üstte olmasına dikkat et
Deyim
be facing up to realities f. gerçeklerle yüzleşmek
put somebody through one's facing f. askerî birliğe manevra yapma emri vermek
put somebody through one's facing f. birliğe manevra yaptırmak
Konuşma
he attended the meeting despite the risk of facing opposition of all his friends expr. tüm arkadaşlarını karşısına almak pahasına o toplantıya katıldı
Ticaret/Ekonomi
customer facing i. müşteri karşılama
customer facing i. müşteri ile (bire bir) iletişim
customer-facing s. müşteri ile doğrudan iletişim kuran
customer-facing s. müşteri ile yüz yüze gelen
customer-facing s. müşteri ile etkileşimde bulunan
Teknik
bituminous facing i. bitümlü kaplama
clutch facing i. debriyaj balatası
facing pattern i. ön yüz kalıbı
hollow facing i. boşluklu kaplama
facing rib i. sinir desteği
facing joint i. kaplama derzi
clutch facing kit i. debriyaj balatası kiti
specialty facing i. özel kaplama
tongue and groove facing flange i. kamalı flanş
inside facing i. iç kaplama
external wall facing i. dış duvar kaplaması
hollow facing i. kovuklu kaplama
stone facing i. taş kaplama
asphalt facing i. asfalt kaplama
facing stone i. kaplama taşı
facing line i. ön yüz çizgisi
facing edge i. ön yüz kenarı
placed stone facing i. istifli taş kaplama
facing shell i. ön kabuk
facing concrete i. yüzey betonu
facing rib i. yarım sinir
facing joint i. kaplama eklemi
stone facing i. koruyucu taş kaplama
reinforced concrete facing i. betonarme satıh kaplaması
brake facing i. fren balatası
aluminium facing i. alüminyum cephe kaplaması
metal facing i. metal yamama
metal facing i. sert yüzeyleme
refractory facing i. ateşe dayanır kaplama
facing lathe i. yüz tornası
facing distance i. dönüş mesafesi
mould facing i. kalıp boyama
mould facing i. kalıp kaplama
green-sand facing i. yaş kum boyası
green-sand facing i. yaş kum astarı
soft-facing i. yumuşak yüzeyleme
hard facing i. sert kaplama
hard-facing alloys i. sert kaplama alaşımları
soft-facing i. yumuşak kaplama
structural clay facing tile i. yapısal killi yüzey tuğlası
facing hammer i. düz baskı çekici
facing material i. yamama gereci
spot facing i. alından fasetaçma
facing lathe i. planya tezgahı
facing material i. astar gereci
facing sand i. astar kumu
facing tile i. astar kiremiti
facing brick i. astar tuğlası
facing sand i. model kumu
sea-coal facing i. toz taşkömürü ile kaplama
with or without facing s. kaplamalı veya kaplamasız
Bilgisayar
facing pages i. yüz yüze sayfalar
Tekstil
back facing i. arka mostra
facing seam i. mostra
concealed button facing i. gizli düğme mostrası
facing seam i. pervaz dikişi
armhole facing i. kol evi pervazı
neckline facing i. yaka pervazı
facing seam i. mostra dikişi
grown-on facing i. kendinden kıvırma pervaz
integrated or self-facing i. birleşik veya kendinden pervaz
top facing i. ayakkabının üst yüzeyindeki son kat deri veya kumaş parçası
Mimarlık
altar facing i. kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça
east-facing s. doğu cepheli
east-facing s. doğu yönlü
İnşaat
facing stones i. kaplama taşları
facing brick i. dış cephe tuğlası
natural facing stone i. doğal kaplama taşı
brick facing i. dış cepheyi tuğlayla örme
ashlar facing i. yontu taşı duvar kaplaması
reinforced concrete facing i. betonarme cephe
cement facing i. çimento sıva
cut-stone facing i. kesmetaş duvar kaplaması
water-repellent facing i. su itici cephe kaplaması
facing brick i. cephe tuğlası
hard facing i. sert cephe kaplaması
facing panel i. cephe levhası
facing stone i. cephe kaplama taşı
facing tile i. cephe kaplama tuğlası
facing work i. cephe kaplama işi
facing stone i. kaplama taşı
marble facing i. mermer kaplama cephe
stone facing i. pere
stone facing i. taş duvar kaplaması
used as facing and building stone i. yapı ve kaplama taşı olarak kullanılan
building and facing stone i. yapı ve kaplama taşı
facing stones for exterior use i. dış ortamda kullanılan döşeme kaplama taşları
facing stones for exterior use i. dış ortamda kullanılacak döşeme kaplama taşları
Otomotiv
side facing outwards i. dışa bakan taraf
disc facing i. disk balatası
side facing inwards i. içe bakan taraf
clutch facing i. debriyaj balatası
brake disc facing i. fren disk balatası
clutch facing i. kavrama tabanı
spot facing i. yatak açma
hinge facing i. menteşe bağlantı yeri
front facing child seat i. öne dönük çocuk koltuğu
rear facing baby seat i. arkaya dönük bebek koltuğu
Demiryolu
facing rail i. giriş rayı
drystone facing i. kuru duvar kaplama
Havacılık
hard facing i. yüzey sertleştirme
Medikal
palms facing upwards expr. avuç içleri yukarı bakacak şekilde
Fizik
micro backward facing step f. mikro boyutlu ters basamak
backward facing step f. ters basamak
Ormancılık
board facing i. tahta cephe kaplaması
Coğrafya
north-facing s. kuzeye doğru bakan