faltered - Türkçe İngilizce Sözlük

faltered

faltered — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tökezlemek, sendelemek, bocalamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɔːltər/ – BrE /ˈfɔːltə/)
Terim Türü:
Fiil: falter (falters – faltered – faltering)
Fiziksel olarak adımın şaşmasıyla tökezlemeyi; mecazi olarak da kararlılık ve akışın bozulup bocalamayı anlatan fiildir. Muhtemelen “tereddüt ve zayıflama” anlam alanında Cermen kökenli bir gelişime dayanır; modern kullanımda falter, konuşmada ritmin bozulması (voice faltered) veya süreçte ivme kaybı (effort faltered) gibi ince kırılmaları anlatmakta çok etkilidir.
Eş Anlamlılar:
stumble, waver, hesitate
Zıt Anlamlılar:
persist, steady, continue

"faltered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
falter f. bocalamak
If the powerful dark elves falter, the world below is open for insurrection.
Güçlü kara elfler bocalarsa aşağıdaki dünya ayaklanmaya açık demektir.

More Sentences
Genel
falter f. titremek (ses)
His voice faltered as Rachel got colder on the phone.
Rachel telefonda soğuk konuştukça adamın sesi titriyordu.

More Sentences
falter f. bocalamak
If the powerful dark elves falter, the world below is open for insurrection.
Güçlü kara elfler bocalarsa aşağıdaki dünya ayaklanmaya açık demektir.

More Sentences
falter f. duraklamak
If Germany, the engine of growth, falters, the whole of the European Union will be affected.
Büyümenin motoru olan Almanya'nın duraklaması halinde tüm Avrupa Birliği bundan etkilenecektir.

More Sentences
falter f. gücünü kaybetmek
The economic progress is faltering.
Ekonomik ilerleme gücünü kaybetmekte.

More Sentences
falter f. sarsılmak
Let us ensure that our resolve does not falter and thereby weaken theirs.
Kararlılığımızın sarsılmamasını ve böylece onların kararlılıklarının zayıflamamasını sağlayalım.

More Sentences
falter f. kem küm etmek
Gracie tried not to falter during the argument.
Gracie tartışma sırasında kem küm etmemeye çalıştı.

More Sentences
falter f. tereddüt etmek
He kept believing in himself and never faltered.
Kendine inanmaya devam etti ve asla tereddüt etmedi.

More Sentences
falter i. bocalama
falter i. düşme
falter i. sendeleme
falter i. titreme
falter i. kekeleme
falter f. sendelemek
falter f. düşmek
falter f. yalpalamak
falter f. duralamak
falter f. sendeleyerek yürümek
falter f. hızını kaybetmek
falter f. kekelemek
falter f. titrek bir sesle konuşmak
falter f. duraksamak
falter f. sürçmek
falter f. azalmak
falter f. sersem sersem yürümek
falter f. tutuk konuşmak
falter f. tökezlemek

"faltered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
falter in something f. bir konuda başarısız olmak
falter in (something) f. (bir konuda) sınıfta kalmak
falter in (something) f. (bir konuda) başarısız olmak
falter in something f. bir konuda çuvallamak
falter in (something) f. (bir konuda) çuvallamak
falter in something f. bir konuda bocalamak
falter in (something) f. (bir konuda) bocalamak
falter in something f. bir konuda sınıfta kalmak
falter in f. -de çuvallamak
falter in f. -de bocalamak
falter in f. -de başarısız olmak
falter in f. -de sınıfta kalmak