fascinates - Türkçe İngilizce Sözlük

fascinates

fascinates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
büyülemek, cezbetmek, etkisi altına almak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfæsɪneɪt/ – BrE /ˈfæsɪneɪt/)
Terim Türü:
Fiil: fascinate (fascinates – fascinated – fascinating)
Yoğun ilgi ve hayranlık uyandırarak zihinsel dikkati kendine çeken eylemi anlatır. Latince fascinare (“büyü yapmak”) kökünden gelir; büyüsel etki fikri modern psikolojik çekiciliğe evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
captivate, enthrall
Zıt Anlamlılar:
bore, repel

"fascinates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fascinate f. etkilemek
Are you fascinated by the social and cultural complexity of human communities?
İnsan topluluklarının sosyal ve kültürel karmaşıklığından etkileniyor musunuz?

More Sentences
fascinate f. cezbetmek
Stories like that fascinate me.
Bunun gibi hikayeler beni cezbediyor.

More Sentences
fascinate f. büyülemek
She was always fascinated by aeroplanes.
Uçaklar onu her zaman büyülemiştir.

More Sentences
fascinate f. merakını çok çekmek
fascinate f. merak etmek
fascinate f. ilgisini çok çekmek
fascinate f. aklını almak
fascinate f. teshir etmek
fascinate f. dudak ısırtmak
fascinate f. hayran bırakmak
fascinate f. hipnotize etmek
fascinate f. hayran etmek
fascinate f. meftun etmek
fascinate f. ağzı açık bırakmak
fascinate f. buz kestirmek
fascinate f. hareketsiz bırakmak
fascinate f. taş kestirmek
fascinate f. kal getirmek
fascinate f. etkisi altına almak
Eski Kullanım
fascinate f. (yılan) bir bakışla hareketsiz bırakmak
fascinate f. lanete uğratmak