fascinating - Türkçe İngilizce Sözlük

fascinating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fascinating — Definition

Anlamı ve Tanımı:
büyüleyici, çok ilgi çekici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfæsɪneɪtɪŋ/ – BrE /ˈfæsɪneɪtɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Güçlü merak ve hayranlık uyandıran özellikleri öne çıkaran sözcüktür. Fascinate kökünden gelmiştir; modern anlatımda entelektüel ve estetik çekimi birlikte çağrıştırır.
Eş Anlamlılar:
intriguing, compelling
Zıt Anlamlılar:
dull

"fascinating" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fascinating s. büyüleyici
Allow me to say a few words about Estonia, that fascinating little country on the Baltic.
Baltık Denizi'ndeki o büyüleyici küçük ülke Estonya hakkında birkaç söz söylememe izin verin.

More Sentences
Genel
fascinating s. etkileyici
It was fascinating to hear the opposition a moment ago.
Biraz önce muhalefeti dinlemek çok etkileyiciydi.

More Sentences
fascinating s. çekici
Am I really that fascinating?
Gerçekten bu kadar çekici miyim?

More Sentences
fascinating s. çok ilginç
Your idea sounds fascinating.
Fikriniz kulağa çok ilginç geliyor.

More Sentences
fascinating i. büyülenme
fascinating s. çok enteresan
fascinating s. hayran eden
fascinating s. sürükleyici
fascinating s. hayran bırakan
fascinating s. cezbedici
fascinating s. merak uyandıran
fascinating s. heyecan verici
fascinating s. çok ilgi çekici

"fascinating" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fascinating beauty i. büyüleyici güzellik
Konuşma
it looks fascinating expr. müthiş görünüyor
it looks fascinating expr. büyüleyici görünüyor