fishy - Türkçe İngilizce Sözlük

fishy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fishy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
balıksı, şüpheli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɪʃi/ – BrE /ˈfɪʃi/)
Terim Türü:
Sıfat
Balığa özgü koku veya tat taşıyanı; mecazda ise güven vermeyen durumu niteleyen sıfattır. Fish köküne -y ekiyle oluşturulmuştur

"fishy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fishy s. balık gibi
The fruit has a fishy taste.
Meyvenin tadı balık gibi.

More Sentences
fishy s. şüpheli
There is something fishy here.
Burada şüpheli bir şeyler var.

More Sentences
Deyim
fishy s. içinde bit yeniği olan
There is something fishy about the incident.
Bu olayın içinde bir bit yeniği var.

More Sentences
Genel
fishy s. balığı çok
fishy s. balık dolu
fishy s. balık kokan
fishy s. balık kokulu
fishy s. içinde balık tadı olan
fishy s. kuşku uyandıran
fishy s. balık tadında
fishy s. karanlık
fishy s. inanılması güç
fishy s. soğuk
fishy s. donuk
fishy s. ifadesiz
fishy s. boş
fishy s. anlamsız
fishy s. balıksı

"fishy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
something fishy i. bityeniği
Deyim
smell fishy f. şüpheli görünmek
smell fishy f. burnuna kötü kokular gelmek
sound fishy f. kulağa şüpheli gelmek
sound fishy f. kulağa hatalı/yanlış gibi gelmek
sound fishy f. hatalı/yanlış gibi görünmek
fishy about the gills s. (içkiden ötürü) başı kazan gibi
fishy about the gills s. içki mahmuru
fishy about the gills s. akşamdan kalma
something fishy is going on around here expr. bu işte bir iş var
Konuşma
it smells fishy expr. burnuma kötü kokular geliyor
something fishy is going on around here expr. bu işte bir bit yeniği var
something fishy is going on around here expr. burada bir dolaplar dönüyor
something fishy is going on around here expr. burada garip/anlamadığım bir şeyler oluyor/dönüyor
there is something fishy here expr. bu işte bir bokluk var
there's something fishy going on expr. bu işte bir bit yeniği var
Argo
fishy about the gills s. akşamdan kalma
it smells fishy expr. burnuma kötü kokular geliyor