fixated - Türkçe İngilizce Sözlük

fixated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fixated — Definition

Anlamı ve Tanımı:
takıntılı, saplanıp kalmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɪkseɪtɪd/ – BrE /ˈfɪkseɪtɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Düşünce veya dikkatin tek bir noktaya aşırı biçimde odaklanmış olma hâlini niteleyen sözcüktür. Fix fiilinin psikoloji terminolojisinde özelleşmiş biçimidir; geçici odaktan kalıcı zihinsel kilitlenmeye doğru anlam daralması göstermiştir.
Eş Anlamlılar:
obsessed, preoccupied
Zıt Anlamlılar:
flexible, detached

"fixated" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Psikoloji
fixated s. (bir şeyle) kafayı bozmuş
She became fixated on gaining money.
Para kazanmayla kafayı bozdu o.

More Sentences
Genel
fixated s. sabitlenmiş
fixated s. saplanıp kalmış
Psikoloji
fixated s. bağımlı
fixated s. takıntılı
fixated s. bir şeye bağlı
fixated s. saplantılı

"fixated" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be fixated on someone f. (birisiyle) kafayı bozmak
be fixated on someone f. (birisine) kafayı takmak
efficiency-fixated s. verimliliğe odaklı
-fixated snk. … ile kafayı bozmuş anlamına gelen son ek
-fixated snk. … hakkında kafa patlatan anlamına gelen son ek
Ticaret/Ekonomi
cost fixated i. tespit edilmiş maliyet
Medikal
scleral-fixated posterior chamber intraocular lenses i. skleral fiksasyonlu arka kamara göziçi lensleri
Psikoloji
-fixated snk. … bağımlısı anlamına gelen son ek
-fixated snk. … takıntılı anlamına gelen son ek