flashing - Türkçe İngilizce Sözlük

flashing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"flashing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flashing s. çakar
Genel
flashing i. parlama
The flashing mass and the air surrounding it form a fireball.
Parlayan kütle ve onu çevreleyen hava bir ateş topu oluşturur.

More Sentences
flashing s. yanıp sönen
The light organs under the eyes are flashing.
Gözlerin altındaki ışık organları yanıp sönüyor.

More Sentences
flashing i. yanıp sönme
flashing i. teşhir
flashing i. yağmur sularına karşı konulan saç örtü
flashing i. etek
flashing i. işaret
flashing i. sinyal
flashing i. duvar eteği
flashing i. çakma
flashing i. baca eteği
flashing i. metal damlalık
flashing i. kısa süren canlı deneyim
flashing s. çakan
flashing s. parlayan
flashing s. çakar
Teknik
flashing i. donuk cam kaplama
flashing i. filament temizleme
flashing i. flaş tertibatı yakma
flashing i. ışıklı ikaz
flashing i. indirgen atmosferli fırınlama
flashing i. kontrolörle çağırma
flashing i. renkli camla cam kaplama
flashing i. yakma alın kaynağı ısıtması
flashing i. cam eşyanın esnekliğini yeniden kazanabilmesi için fırında yeniden ısıtılması: üfleme düz cam küresinin yeniden ısıtılması
flashing i. yağmur sularına karşı korunmak istenen çatının belirli bölümlerine yerleştirilebilmesi için bükülen sac levha şeritleri
flashing i. kurşun su tesisatında bindirmeli ek
İnşaat
flashing i. yağmur sularına kullanılan saç örtü
Otomotiv
flashing i. çakma
Fotoğrafçılık
flashing i. fotoğrafik emülsiyonun beyaz kağıda küçük aralıklarla pozlanması
Argo
flashing i. toplum içinde cinsel organlarını gösterme

"flashing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flashing sign i. ışıklı tabela
flashing lights i. yanıp sönen ışıklar
self-flashing s. kendinden yanıp sönen
Teknik
arrangement flashing codes i. yanıp sönme kodu
eaves flashing i. saçak damlalığı
flashing sheet i. sıva eteği
flashing light i. çakarlı ışık
flashing point i. parlama noktası
raking flashing i. eğimli sıvadibi
flashing indicator i. ışıklı işaret cihazı
flashing lights i. yanıp sönen ışıklar
Bilgisayar
flashing image i. ışıklı görsel
flashing the device i. cihazın sürümünü değiştirme
İnşaat
eaves flashing i. saçak damlalığı
chimney flashing i. (baca) etek yakası
chimney flashing i. baca dibi
chimney flashing i. baca eteği
Otomotiv
rate of flashing i. yanıp sönme sayısı
warning lights flashing i. ikaz lambaları yanıp sönüyor
flashing light i. el feneri
Trafik
flashing light i. flaşör lamba/ışık
Kimya
flashing point i. uçucu yağın yanması veya parlaması için gereken miktarda buharlaştığı derece