flay - Türkçe İngilizce Sözlük

flay

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flay — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /fleɪ/ – BrE /fleɪ/)
Terim Türü:
Fiil: flay (flays – flayed – flaying)
Fiziksel olarak deriyi ayırmayı; mecazda ise sert ve yıkıcı eleştiriyi anlatır. Şiddet içeren somut anlamdan mecazi saldırıya doğru güçlü bir aktarım sergiler.
Eş Anlamlılar:
skin, lambaste
Zıt Anlamlılar:
spare

"flay" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flay f. derisini yüzmek
The butcher started to flay the carcass.
Kasap leşin derisini yüzmeye başladı.

More Sentences
flay f. sert bir dille eleştirmek
The journalist flayed the President for neglecting domestic issues.
Gazeteci, Cumhurbaşkanı'nı iç meseleleri ihmal ettiği için sert bir dille eleştirdi.

More Sentences
flay f. fena halde azarlamak
flay f. yüzmek
flay f. yüzmek (derisini)
flay f. soymak
flay f. paylamak
flay f. verip veriştirmek
flay f. deri yüzmek
flay f. azarlamak
flay f. çıkarmak
flay f. soyup soğana çevirmek
flay f. kazımak
flay f. sertçe eleştirmek
flay f. suçlamak
flay f. kınamak
flay f. bayıltana kadar kırbaçlamak
flay f. acımasızca eleştirmek
Argo
flay f. haşlamak
flay f. eşek sudan gelene dek dövmek