flicker - Türkçe İngilizce Sözlük

flicker

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flicker — Definition

Anlamı ve Tanımı:
titreşmek, pırıldamak, geçici belirme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈflɪkər/ – BrE /ˈflɪkə/)
Terim Türü:
İsim: flicker (flickers); Fiil: flicker (flickers – flickered – flickering)
Işığın, görüntünün veya duygunun düzensiz ve kısa aralıklarla ortaya çıkıp kaybolmasını anlatan çok katmanlı bir kelimedir. Taklit sesli kökenli bu sözcük, görsel titreşimi doğrudan duyusal deneyimden dile taşımış; zamanla belirsiz umut veya anı çağrışımlarına da açılmıştır.
Eş Anlamlılar:
shimmer, waver
Zıt Anlamlılar:
steady, constant

"flicker" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flicker i. titrek ışık/alev
Genel
flicker i. titrek ışık
The flicker on the ceiling disturbed us.
Tavandaki titrek ışık bizi rahatsız etti.

More Sentences
flicker i. titreşim
After one last flicker, the candle went out.
Son bir titreşimden sonra mum söndü.

More Sentences
flicker i. titreme
After one last flicker, the candle went out.
Son bir titremeden sonra mum söndü.

More Sentences
flicker i. kırpışma
When we saw the flicker of the baby's eyelashes, we left the room immediately.
Bebeğin kirpiklerinin kırpıştığını gördüğümüzde hemen odadan çıktık.

More Sentences
flicker f. titreyerek yanmak (ateş)
The couple sat around the campfire, watching the flickering flames.
Çift kamp ateşinin etrafında oturmuş, titreyerek yanan alevleri izliyordu.

More Sentences
flicker f. titremek
The couple sat around the campfire, watching the flickering flames.
Çift kamp ateşinin etrafında oturmuş, titreyen alevleri izliyordu.

More Sentences
flicker f. titreşmek
After studying long hours, her eyelids were flickering.
Saatlerce ders çalıştıktan sonra göz kapakları titreşiyordu.

More Sentences
flicker f. kısa süreliğine belirmek
A feeling of hope flickered across Mallory's face.
Mallory'nin yüzünde kısa süreliğine bir umut ışığı belirdi.

More Sentences
flicker f. kırpışmak
After studying long hours, her eyelids were flickering.
Saatlerce ders çalıştıktan sonra göz kapakları kırpışıyordu.

More Sentences
Teknik
flicker i. titrek ışık
The flicker on the ceiling disturbed us.
Tavandaki titrek ışık bizi rahatsız etti.

More Sentences
flicker f. titreşmek
After studying long hours, her eyelids were flickering.
Saatlerce ders çalıştıktan sonra göz kapakları titreşiyordu.

More Sentences
flicker f. titremek
The couple sat around the campfire, watching the flickering flames.
Çift kamp ateşinin etrafında oturmuş, titreyen alevleri izliyordu.

More Sentences
Genel
flicker i. titreşme
flicker i. ürperme
flicker i. ufacık bir belirti
flicker i. titrek alev
flicker i. video
flicker i. film
flicker i. sinema filmi
flicker i. sinema
flicker f. çırpınmak
flicker f. alazlanmak
flicker f. oynamak (ışık/gölge)
flicker f. alevlenmek
flicker f. oynamak
flicker f. kanat çırpmak
flicker f. pırıldamak
flicker N. geçici belirme
Teknik
flicker f. titreyerek yanmak
Bilgisayar
flicker i. titrek ışıltı
Telekom
flicker i. işaretteki titreme
flicker i. kırpışma etkisi
Aydınlatma
flicker i. ışık titremesi
Zooloji
flicker i. altın ağaçkakan
flicker i. kuzey amerika'ya özgü büyük bir ağaçkakan

"flicker" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
gilded flicker i. sarı ağaçkakan
flicker show i. film
flicker show i. sinema filmi
flicker show i. video
flicker show i. sinema
flicker [obsolete] f. birini öpüp koklamak
flicker [obsolete] f. birini okşamak
flicker-free s. kırpışmasız
Öbek Fiiller
flicker out f. (alev) yavaş yavaş sönmek
Teknik
flicker effect i. kırpışma olayı
chromaticity flicker i. renk titremesi
flicker meter i. kırpışma ölçer
flicker severity i. kırpışma şiddeti
flicker emissions i. titrek emisyonlar
flicker-free s. göz kırpıştırmayan
Bilgisayar
anti flicker i. titreşim önleme
flicker effect i. kırpışma etkisi
flicker filter i. titreme süzgeci
Bilişim
flicker-free screen i. kırpışmasız ekran
flicker noise i. kırpışma gürültüsü
flicker fusion frequency i. erime frekansı
interlace flicker i. binişme kırpışması
Telekom
critical flicker frequency i. kritik titreşme frekansı
Elektrik
flicker effect i. kırpışma olayı
flicker effect i. kırpışma etkisi
Televizyon
chromaticity flicker i. renk titremesi
Aydınlatma
flicker photometer i. titremeli ışıkölçer
Psikoloji
critical flicker frequency i. kritik kaynaşma frekansı
Fizik
shadow flicker i. gölge titremesi
Zooloji
northern flicker i. altın ağaçkakan
Spor
flea-flicker i. amerikan futbolunda bir çeşit hücum oyunu
Kuşbilim
yellow-shafted flicker i. sarı kiraz kuşu
yellow-shafted flicker i. sarı yelve
yellow-shafted flicker i. altın ağaçkakan
red-shafted flicker (colaptes caper collaris) i. kanat ve kuyruk kısmı kırmızı olan, birleşik devletlerin batısında yaşayan bir kuş
yellow-shafted flicker i. kuzey amerika'nın doğusuna özgü, siyah boyunlu ve sarı kuyruklu büyük bir ağaçkakan
gilded flicker (colaptes chrysoides) i. abd'nin güneybatısına özgü, sarı kiraz kuşuna benzeyip boynu kırmızı olmayan bir kuş
İngiliz Argosu
bean-flicker i. lezbiyen