for the first time - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

for the first time

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"for the first time" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
General
for the first time zf. siftah
for the first time zf. ilk defa
for the first time zf. ilk olarak
for the first time zf. ilk kez
for the first time zf. ilk kez olarak

"for the first time" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
General
go for the first time f. ayak atmak
do something for the first time f. bir şeyi ilk kez yapmak
be appointed for the first time f. (bir göreve vb) ilk defa atanmak
try something for the first time f. bir şeyi ilk kez denemek
for the first time in years zf. yıllar sonra ilk defa
for the first time in days zf. günler sonra ilk defa
for the first time in days zf. günlerden sonra ilk kez
for the first time in months zf. aylar sonra ilk kez
for the first time in weeks zf. haftalar sonra ilk defa
for the first time in years zf. yıllardan sonra ilk defa
for the first time in months zf. aylar sonra ilk defa
for the first time in months zf. aylardan sonra ilk defa
for the first time in years zf. yıllar sonra ilk kez
for the first time in years zf. yıllardan sonra ilk kez
for the first time in days zf. günler sonra ilk kez
for the first time in months zf. aylardan sonra ilk kez
for the first time in weeks zf. haftalar sonra ilk kez
for the first time in days zf. günlerden sonra ilk defa
for the first time in a long time zf. uzun süredir ilk defa/kez
for the first time in his life zf. hayatında ilk defa
Phrases
for the first time ever expr. hayatımda ilk kez
for the first time in forever expr. hayatımda ilk kez
Colloquial
for the first time in my life expr. hayatımda ilk kez
for the first time in my life expr. hayatımda ilk defa
for the first time in my life expr. ömrümde ilk kez
for the first time in its history expr. tarihinde ilk defa
for the first time in one's history expr. tarihinde ilk defa
for the first time in its history expr. tarihinde ilk kez
for the first time in one's history expr. tarihinde ilk sefer
for the first time in its history expr. tarihinde ilk sefer
for the first time in one's history expr. tarihinde ilk kez
Speaking
I drove a car for the first time expr. ilk kez araba kullandım
I heard it for the first time expr. ilk defa duydum
I drove a car for the first time expr. ilk kez araba sürdüm
for the first time I feel like I am alone expr. ilk defa kendimi yapayalnız hissediyorum
I heard it for the first time expr. ilk kez duydum
I saw the war for the first time expr. savaşı ilk kez gördüm
Slang
have sex for the first time f. milli olmak