franchise - Türkçe İngilizce Sözlük

franchise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

franchise — Definition

Anlamı ve Tanımı:
imtiyaz, bayilik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfrænˌtʃaɪz/ – BrE /ˈfræntʃaɪz/)
Terim Türü:
İsim: franchise (franchises); Fiil: franchise (franchises – franchised – franchising)
Belirli hak ve ayrıcalıkların devrini veya markaya bağlı işletme sistemini tanımlamaktadır ve hukuk ile ticaret bağlamında yerleşiktir. Fransızca franchise kökeni, özgürlük ve yetki fikrinden ticari modele evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
concession
Zıt Anlamlılar:
restriction

"franchise" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
franchise i. imtiyaz (şirketin bayiye tanıdığı)
I am thinking here about political dialogue, financial cooperation, and commercial franchises.
Burada siyasi diyalog, mali işbirliği ve ticari imtiyazlardan bahsediyorum.

More Sentences
franchise i. bayilik
Here are the franchise terms for you in the file.
Bayilik şartları dosyada sunulmuştur.

More Sentences
franchise i. bayi
The other franchises also wish for a change.
Diğer bayiler de değişiklik istiyorlar.

More Sentences
franchise i. oy kullanma hakkı
Women fought for the franchise for years.
Kadınlar oy kullanma hakkı için yıllarca mücadele verdiler.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
franchise i. franchise
In the majority of systems, it's simply a percentage of either the franchisee’s gross or net revenue.
Sistemlerin çoğunda, franchise alanın brüt veya net gelirinin bir yüzdesidir.

More Sentences
Sinema
franchise i. seri
The Terminator franchise is going back to its roots.
Terminatör serisi köklerine geri dönüyor.

More Sentences
Genel
franchise i. muafiyet
franchise i. ayrıcalık
franchise i. satış tekeli hakkı
franchise i. berat
franchise i. üyelik
franchise i. oy hakkı
franchise i. ruhsat
franchise i. imtiyaz
franchise i. hükümetçe tanınan ayrıcalık veya bağışıklık
franchise i. melce
franchise i. oy verme hakkı
franchise i. hak
franchise i. dokunulmazlık
franchise i. bağışıklık
franchise i. acentelik
franchise i. spor takımı
Ticaret/Ekonomi
franchise i. ayrıcalık
franchise i. ayrıcalık hakkı
franchise i. imtiyaz hakkı
franchise i. imalatçı tarafından bayi veya perakendeciye tanınan mallarını satma yetkisi
franchise i. imtiyaz
franchise i. muaflık
franchise i. muafiyet
franchise i. özel satış hakkı
franchise i. satış hakkı
franchise i. satış yetkisi
franchise i. sigorta
franchise f. acentelik vermek
franchise expr. özel avarya da
Hukuk
franchise i. imtiyaz
Siyasal
franchise i. oy hakkı
Sigortacılık
franchise i. entegral muafiyet
Sinema
franchise i. film serisi

"franchise" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Ticaret/Ekonomi
franchise franchise i.
In the majority of systems, it's simply a percentage of either the franchisee’s gross or net revenue.
Sistemlerin çoğunda, franchise alanın brüt veya net gelirinin bir yüzdesidir.

More Sentences

"franchise" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the franchise i. oy hakkı
being the holder of a franchise i. bayilik
franchise agreement i. bayilik anlaşması
franchise agreement i. bayilik sözleşmesi
latest/newest entry to the franchise i. seriye eklenen en son/yeni yapım
grant somebody franchise f. bayilik vermek
give somebody franchise f. bayilik vermek
award somebody franchise f. bayilik vermek
acquire franchise f. acentelik almak
acquire a franchise f. franchise almak
win a franchise f. franchise almak
buy a franchise f. franchise almak
give franchise f. temsilcilik vermek
Ticaret/Ekonomi
franchise tax i. imtiyaz vergileri
deductible franchise i. muafiyetin tenzili
franchise fee i. imtiyaz ücreti
franchise fee i. imtiyaz bedeli
franchise agreement i. franchise sözleşmesi
gas franchise i. petrol satış ve ikmal ayrıcalığı
corporate franchise i. şirket imtiyazı
franchise clause i. imtiyaz klozu
franchise tax i. imtiyaz vergisi
franchise clause i. satış hakkı klozu
grant a franchise to f. acentelik vermek
acquire a franchise f. bayilik almak
Hukuk
franchise agreements i. marka kullanım hakkı
lie in franchise i. imtiyaza dair yalan
integral franchise i. tam muafiyet
integral franchise i. tam imtiyaz
Siyasal
franchise agreements i. franchising anlaşmaları
universal franchise i. genel seçim hakkı
electoral franchise i. oy hakkı
elective franchise i. oy verme hakkı
elective franchise i. seçim hakkı
occupation franchise [uk] i. oturum izni olan kimsenin ulusal ve yerel seçimlerde oy kullanma hakkı
acquire a franchise f. oy hakkı elde etmek
Sigortacılık
deductible franchise i. indirimli muafiyet
Telekom
cable franchise i. kablo imtiyaz hakkı
Basketbol
franchise player i. tek başına takıma bedel
franchise-killer i. uzun dönem kontrat yaptıktan sonra iyi performans göstermeyen oyuncu
Sinema
reboot a franchise f. ünlü bir film serisini yeni oyuncularla yeniden çekmek