fraud - Türkçe İngilizce Sözlük

fraud

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fraud — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dolandırıcılık, sahtekârlık
Okunuş (IPA):
(AmE /frɔːd/ – BrE /frɔːd/)
Terim Türü:
İsim: fraud (frauds)
Hile yoluyla çıkar sağlama eylemini tanımlamaktadır ve hukuk ile etik bağlamında ağır olumsuz yargı taşır. Latince fraus kökeni, aldatma fikrini suç kavramına bağlamıştır.
Eş Anlamlılar:
deception
Zıt Anlamlılar:
honesty

"fraud" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fraud i. sahtekarlık
We have already made some headway in the fight against fraud.
Sahtekarlıkla mücadelede zaten bir miktar ilerleme kaydettik.

More Sentences
fraud i. dolandırıcılık
However, there is no such thing as negligent fraud or negligent theft.
Ancak, ihmalkar dolandırıcılık veya ihmalkar hırsızlık diye bir şey yoktur.

More Sentences
Genel
fraud i. sahtekar
There are a lot of frauds in the world.
Dünyada bir sürü sahtekar var.

More Sentences
fraud i. düzenbaz
You're a big fraud.
Sen büyük bir düzenbazsın.

More Sentences
fraud i. yolsuzluk
The Committee on Budgetary Control has established that in 2001, fraud was perpetrated to the tune of EUR 1.25 billion.
Bütçe Kontrol Komitesi 2001 yılında 1.25 milyar Euro tutarında yolsuzluk yapıldığını tespit etmiştir.

More Sentences
fraud i. hile
The OSCE believes that electoral fraud took place.
AGİT seçimlerde hile yapıldığına inanıyor.

More Sentences
fraud i. sahtekârlık
They found out it was a classic case of identity fraud.
Bunun klasik bir kimlik sahtekarlığı vakası olduğunu öğrendiler.

More Sentences
fraud i. şarlatan
That man is a fraud; he doesn't have a license to practice law.
Bu adam bir şarlatan; adamın avukatlık ruhsatı yok.

More Sentences
Hukuk
fraud i. dolandırıcılık
However, there is no such thing as negligent fraud or negligent theft.
Ancak, ihmalkar dolandırıcılık veya ihmalkar hırsızlık diye bir şey yoktur.

More Sentences
fraud i. hile
The OSCE believes that electoral fraud took place.
AGİT seçimlerde hile yapıldığına inanıyor.

More Sentences
Genel
fraud i. hileci
fraud i. hilekar
fraud i. desise
fraud i. hilekarlık
fraud i. foya
fraud i. aldatma
fraud i. hilebaz
fraud i. dolandırıcı
Ticaret/Ekonomi
fraud i. aldatma
fraud i. muhasebede hile
Hukuk
fraud i. hilekarlık
fraud i. kaçakçılık
fraud s. dolandırıcı
Osmanlıca
fraud i. tezvir

"fraud" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 109 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
securities fraud i. menkul kıymetler dolandırıcılığı
legal fraud i. yasal dolandırıcılık
constructive fraud i. yapıcı hile
fraud department i. dolandırıcılık masası
check fraud i. çek dolandırıcılığı
credit card fraud i. kredi kartı dolandırıcılığı
insurance fraud i. sigorta hilesi
wire fraud i. elektronik dolandırıcılık
wire fraud i. elektronik sahtekarlık
wilful fraud i. hile
documentary fraud i. belge sahteciliği
mail-fraud i. posta yoluyla yapılan dolandırıcılık
mail fraud i. posta yoluyla yapılan dolandırıcılık
uncover one's fraud f. açığını yakalamak
cover up one's fraud f. açığını örtmek
prevent/control the fraud f. sahtekarlığın önüne geçmek
discover the fraud f. sahteciliği keşfetmek
Ticaret/Ekonomi
fraud detection i. dolandırıcılık tespiti
accounting fraud i. muhasebe hilesi
tax fraud i. vergi kaçakçılığı
credity card fraud i. kredi kartı dolandırıcılığı
fraud department i. dolandırıcılık şubesi
fraud department i. dolandırıcılık masası
tax fraud i. vergi dolandırıcılığı
tax fraud i. vergi yolsuzluğu
fraud auditor i. sahtekarlık/yolsuzluk denetçisi
stock fraud i. hisse senedi dolandırıcılığı
fraud auditing i. hile denetimi
to commit a fraud f. sahtecilik yapmak
Hukuk
fraud and bankruptcy i. dolandırıcılık ve iflas
tax fraud i. vergi hilesi
wilful fraud i. kasten hile
fraud against law i. kanuna karşı hile
using fraud i. hile yapma
using fraud in commerce i. ticarete hile karıştırma
anti-fraud coordination unit i. dolandırıcılığı engellemeye yönelik koordinasyon birimi
aggravated fraud i. nitelikli dolandırıcılık
badge of fraud i. hile işareti
fraud on a power i. memuriyetin kötüye kullanımı
fraud against law i. yasaya karşı hile
fraud on a power i. nüfuzunu kötüye kullanma
fraud on a power i. nüfuzun kötüye kullanımı
staged auto accident fraud i. danışıklı trafik kazası dolandırıcılığı
staged auto accident fraud i. danışıklı trafik kazası sahtekarlığı
white collar fraud i. nitelikli dolandırıcılık
hedge fund fraud i. koruma fonu dolandırıcılığı
fraud rate i. dolandırıcılık oranı
scanner fraud i. ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki fark
scanner fraud i. bir malın kasadaki fiyatının raftaki fiyatından daha yüksek olması
commercial fraud i. ticari sahtekarlık
fraud in the inducement i. saikte hata
marriage fraud i. (özellikle göçmenlerin yaptığı) anlaşmalı evlilik
fraud tip-off line i. sahtekarlık ihbar hattı
fraud risk assessment i. usulsüzlük/sahtecilik risklerinin değerlendirilmesi
anti-fraud law i. dolandırıcılıkla mücadele kanunu
anti-fraud law i. sahtekarlıkla mücadele kanunu
mass-marketing fraud i. kitlesel pazarlama dolandırıcılığı
identity fraud i. kimlik hırsızlığı
wire fraud i. para transferi sahtekarlığı
online fraud i. internet üzerinden dolandırıcılık
identity fraud i. kimlikte sahtecilik
mail and wire fraud i. posta ve havale (para) yoluyla yapılan dolandırıcılık/sahtekarlık
bankruptcy fraud i. iflas suçu
bankruptcy fraud i. sahte iflas
carousel fraud i. döngüsel hilecilik
carousel fraud i. döngüsel kaçakçılık
immigration fraud i. göçmenlik sahtekarlığı
immigration fraud i. göçmenlik yolsuzluğu
collateral fraud i. tali dolandırıcılık
extrinsic fraud i. tali dolandırıcılık
legal fraud i. kanunu suiistimal etme
address fraud i. gerçeğe aykırı adres beyanı
intrinsic fraud i. mahkemeyi yanıltmak için yapılan sahtekarlık
positive fraud i. gerçek dolandırıcılık
fraud in fact i. gerçek dolandırıcılık
religious fraud i. dinbaz
using fraud or trickery in commerce, industry or auctions f. ticaret ve sanayi müzayedeye hile ve fesat karıştırmak
use fraud or trickery f. hile ve fesat karıştırmak
be accused of fraud f. sahtekarlıkla suçlanmak
charge someone with fraud f. sahtekarlıkla suçlamak
accuse someone of fraud f. sahtekarlıkla suçlamak
Siyasal
election fraud i. seçim sahtekarlığı
fight against fraud i. hile ile mücadele politikaları
tissue ballot fraud i. ince kağıda basılmış oy pusulası ile sahtecilik
anti-fraud office i. yolsuzlukla mücadele ofisi
anti-fraud office i. sahtecilikle mücadele ofisi
european anti-fraud office (olaf) i. avrupa dolandırıcılıkla mücadele bürosu
Kurum/Kuruluş
fraud prevention task force i. dolandırıcılık ile mücadele koordinasyon birimi
european anti-fraud office i. avrupa yolsuzlukla mücadele bürosu
Sigortacılık
insurance fraud i. sigorta sahtekarlığı
benefit fraud i. (ingiltere'de) sosyal yardım yolsuzluğu
Reklam
click fraud i. tıklama hilesi
Bilgisayar
computer fraud i. bilgisayar hilesi
computer fraud i. bilgisayar sahtekarlığı
fraud monitoring i. suistimal analizi
click fraud i. tıklama suistimali
click fraud i. tıklamaların kötüye kullanımı
advance fee fraud i. kapora dolandırıcılığı
advance fee fraud i. avans ödeme dolandırıcılığı
advance fee fraud i. ön ödeme dolandırıcılığı
Telekom
toll fraud i. ücret sahtekarlığı
Gıda
food fraud i. gıda hilesi
food fraud i. gıda dolandırıcılığı
food fraud i. gıda hilesi
food fraud i. gıda dolandırıcılığı
Tarih
yazoo land fraud i. yazoo arazi dolandırıcılığı
yazoo fraud i. yazoo skandalı
Dini
pious fraud i. sonucunda kiliseye fayda getirdiği için aklanan sahtekarlık
pious fraud i. sonucunda kiliseye fayda getirdiği için aklanan bir sahtekarlığa karışmış kimse