freshen - Türkçe İngilizce Sözlük

freshen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

freshen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tazelemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfrɛʃən/ – BrE /ˈfrɛʃən/)
Terim Türü:
Fiil: freshen (freshens – freshened – freshening)
Bir şeyi daha yeni, canlı veya hoş hâle getirmeyi anlatan fiil kullanımıdır ve yenileme eylemi çağrışımı taşır. Fresh kökünden türeyen bu fiil, canlılığı geri kazandırma fikrini eylem düzeyine taşır.
Eş Anlamlılar:
refresh
Zıt Anlamlılar:
dull

"freshen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
freshen f. tazelemek
The bartender freshened up his cocktail.
Barmen, adamın kokteylini tazeledi.

More Sentences
freshen f. tazeleştirmek
Genel
freshen f. havalandırmak
She freshened the room by opening the windows.
Kadın, pencereleri açarak odayı havalandırdı.

More Sentences
freshen f. ferahlatmak
As evening approached, the breeze freshened.
Akşam yaklaşırken esinti ferahlatıyordu.

More Sentences
freshen f. serinlemek
freshen f. zindeleşmek
freshen f. kuvvetlenmek (rüzgar)
freshen f. tazeleşmek
freshen f. ferahlamak
freshen f. artmak
freshen f. canlandırmak
freshen f. canlanmak
freshen f. sertleşmek
freshen f. tazelenmek
freshen f. (rüzgar) sertleşmek
freshen f. tuzunu çıkarmak
freshen f. (inek) doğurmak
freshen f. (su) tuzluluğunu kaybetmek
freshen f. tazelenip kendine gelmek
freshen f. elini yüzünü yıkayıp toparlanmak
freshen f. taze görünüme kavuşmak
freshen f. renklenmek
freshen f. canlanmak
freshen f. dinçleşmek
freshen f. daha az tuzlu hale getirmek
freshen f. ilginçleştirmek
freshen f. yeni hale getirmek
freshen f. renklendirmek
freshen f. canlandırmak
freshen f. parlaklaştırmak
freshen f. (istiridyeleri, midyeleri) daha taze suya koymak
freshen f. tazelenerek daha iyi görünmek
freshen f. toparlanarak daha ferah hissetmek
freshen s. tazeleştirilmiş
Denizcilik
freshen f. (halatı) oynatarak sürtünmenin aşındırdığı yerden kurtarmak
freshen f. dirise etmek
freshen f. (kartları) baştan dağıtmak
Medikal
freshen f. (dokulara) kaynaşmayı ve iyileşmeyi teşvik için taze yüzey kazandırmak
Mutfak
freshen f. (içeceğe) eklemek
freshen f. (içkiyi) sertleştirmek
Tarım
freshen f. (inekler) buzağıladıktan sonra süt vermeye başlamak

"freshen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
freshen up f. ferahlamak
Genel
freshen up f. yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek
freshen up f. tazelemek
freshen up f. daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri)
freshen up f. rahatlamak
freshen up f. canlanmak
freshen up f. yıkanmak
freshen up f. yenileştirmek
Öbek Fiiller
freshen someone or something up f. birini/bir şeyi daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak
freshen someone or something up f. birini/bir şeyi tazelemek
freshen someone or something up f. birini/bir şeyi ferahlatmak
freshen someone or something up f. birini/bir şeyi rahatlatmak
freshen someone or something up f. birini/bir şeyi yenileştirmek
freshen someone or something up f. birini bir şeyi canlandırmak
Konuşma Dili
freshen up f. makyajını tazelemek
Deyim
freshen up f. ferahlamak
freshen up f. rahatlamak
freshen up f. yıkanıp paklanmak
Konuşma
I'll freshen up expr. ben makyajımı tazeleyeyim
Teknik
freshen up f. canlandırmak
freshen up f. canlılık vermek
Denizcilik
freshen the hawse f. geminin zincir yatağını yenilemek
freshen ballast f. gemiyi dengede tutan malzemeleri kaydırmak
freshen the way f. geminin hızını artırmak
freshen ballast f. gemiyi dengede tutan malzemeleri eski haline getirmek