fused - Türkçe İngilizce Sözlük

fused

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fused — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kaynaşmış, birleşmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /fjuːzd/ – BrE /fjuːzd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir araya gelerek tek yapı hâline dönüşmüş unsurları tanımlar ve bütünlük vurgusu taşır. Fuse fiilinin geçmiş ortaç biçimi, birleşmenin tamamlanmış sonucunu gösterir.
Eş Anlamlılar:
merged
Zıt Anlamlılar:
divided

"fused" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
fused s. kaynaşmış
However, they do have some characteristics in common with the derived Pterodactyloidea, such as the short and fused tail bones.
Bununla birlikte, kısa ve kaynaşmış kuyruk kemikleri gibi türetilmiş Pterodactyloidea ile bazı ortak özelliklere sahiptirler.

More Sentences
Otomotiv
fused s. sigortalı
You need to use a fused switch for safety.
Güvenlik açısından sigortalı bir anahtar kullanmanız gerekiyor.

More Sentences
Genel
fused f. fünye takılmış
fused f. fünyeli
fused s. karışmış
fused s. harmanlanmış
fused s. bütünleşmiş
fused s. ısıyla kaynaştırılmış
fused s. birleşmiş
Teknik
fused s. birleştirilmiş
fused s. erimiş
fused s. kaynaşık
Tekstil
fused s. (gömlek yakası) astarla sertleştirilmiş
Fizik
fused s. erimiş
Kimya
fused s. içerdiği iki halkanın birden fazla ortak atomu paylaştığı bir molekülde bulunan (çok halkalı sistem)
fused s. (halkalı bileşikler) ortak atomları olan

"fused" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fused sentence i. bağlaçsız birleşik cümle
fused with s. ile kaynamış
Siyasal
fused foundations i. mazbut vakıflar
Teknik
fused electrolyte i. erimiş elektrolit
fused switch i. sigortalı anahtar
fused quartz i. erimiş kuvars
fused silica i. erimiş silis
fused silica i. kaynaşık silika
fused-silica refractories i. kaynaşık silika refrakterler
fused-cast brick refractories i. kaynaşık dökülmüş tuğla refrakterler
fused-silica castables i. kaynaşık silika dökültüler
rebonded fused grain refractory i. fırınlanmış kaynaşık taneli refrakter
fused-grain refractory i. kaynaşık taneli refrakter
fused bifocals i. kaynaşık çift odaklı gözlük camı
fused quartz i. kaynaşık kuvarz
fused-silica tubes i. kaynaşık silika borular
fused salts i. erimiş tuzlar
fused-salt bath i. erimiş tuz yunağı
fused quartz i. kuvars camı
fused aluminium oxide i. erimiş alüminyum oksit
fused cast bead method i. pişirilmiş dökme boncuk yöntemi
butt-fused joint i. alın kaynaklı bağlantı
fused deposition modeling i. ergiyik biriktirmeli modelleme
fused deposition modelling i. eriyik biriktirmeli modelleme
fused quartz i. camsı silika
fused silica i. camsı silika
fused silica i. vitrifiye silis
fused quartz i. vitrifiye silis
fused silica i. kuvars camı
fused-cast s. kaynaşık dökülmüş
fused-cast s. eritmeli dökülmüş
Elektrik
fused plugs i. sigortalı fişler
İnşaat
fused silica i. silikadan elde edilmiş cam
Otomotiv
fused circuit i. sigortalı devre
fused battery terminal i. sigortalı akü terminali
Medikal
fused silica i. kaynaşmış silika
Diş Hekimliği
dental ceramic fused to metal restorative materials i. metal restoratif malzemelerle desteklenmiş dental seramik
Optik
fused silica i. optik camı
fused quartz i. optik camı
Baskı Teknikleri
fdm (fused deposition modeling) i. ergiyik yığma modelleme
Dilbilim
fused compound i. açık bileşik
fused lect i. karma dil
fused participle i. şimdiki zaman ekinin eylem adı belirtmede kullanıldığı bir zaman kipi
Askeri
fused seeker i. birleşik tarayıcı