garson - Türkçe İngilizce Sözlük

garson

"garson" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
garson waiter i.
He worked as a waiter during his college years.
Üniversite yıllarında garson olarak çalıştı.

More Sentences
Genel
garson server i.
Working as a server is physically and emotionally tiring work.
Garson olarak çalışmak fiziksel ve duygusal olarak yorucu bir iştir.

More Sentences
Mutfak
garson waiter i.
He worked as a waiter during his college years.
Üniversite yıllarında garson olarak çalıştı.

More Sentences
Genel
garson garcon i.
garson waitstaff i.
garson lad i.
garson mozo [dialect] i.
garson pannier i.

"garson" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
(kadın) garson waitress i.
Genel
şef garson maitre d'hotel i.
garson yamağı busboy i.
garson (arabaya servis yapan lokantada) carhop i.
garson (bayan) nippy i.
çocuk garson boy i.
şef garson headwaiter i.
şarap servis eden garson sommelier i.
garson kadın hostess i.
kadın garson waitress i.
bayan garson waitress i.
erkek garson waiter i.
baş garson captain i.
baş garson head waiter i.
baş garson headwaiter i.
baş garson maitre d' i.
baş garson maitre d'hotel i.
restoranda garson olarak çalışmaya başlayıp sonunda restoranın sahibi olmak start off as a waiter and end up as the owner of the restaurant i.
vapurun kaptan köşkünde çalışan garson texas tender i.
garson yamağı omnibus i.
şef garson head i.
baş kadın garson headwaitress i.
kadın şef garson headwaitress i.
gece kulüplerinde tavşan kuyruğu ve kulakları takan garson kız bunny girl i.
(özellikle fransız restoranlarında) erkek garson garçon i.
garson yamağı piccolo i.
(avrupa restoranında) stajyer garson piccolo i.
(mason locasında) garson steward i.
şişe ile içki servisi yapan garson kız bottle girl i.
hizmet etmek (garson müşteriye) wait on f.
sipariş almak (lokantada garson) wait on customers f.
garson yardımcılığı yapmak bus [us] f.
(garson tarafından) servis yapılmamış unserved s.
(garson tarafından) hizmet edilmemiş unserved s.
(garson, aşçı) yamak commis s.
(garson, aşçı) çırak commis s.
Öbek Fiiller
(garson) aldığı bahşişin bir kısmını (iş arkadaşına) vermek tip out f.
Konuşma Dili
garson kızlar waitresses i.
lokantada garson olmak be a waiter in the restaurant f.
(garson) aşırı yoğun in the weeds expr.
Konuşma
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how can I serve you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? what can i do for you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how can I help you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? may I help you? expr.
(garson vs) buyrun size nasıl yardımcı olabilirim? how may i help you? expr.
garson kıza mı asıldın? did you hit on the waitress? expr.
sizinle ilgileneceğim (garson) I'll be with you expr.
garson tepsiyi yerleştirdi ve çay doldurdu the waiter placed the tray and poured tea expr.
Turizm
bazı büyük restoranlarda görevi sadece şarap ve diğer içeceklerin servisini yapan garson wine waiter i.
lokantalarda garson yamağı commies i.
şef garson maîtredhôtel i.
baş garson maîtredhôtel i.
(otelde) garson buttons [uk] i.
Mutfak
bayan garson waitress i.
içki dağıtan garson sommelier i.
Argo
(kadın) garson cookie pusher i.
yemekli vagonda/ucuz restoranda garson hash slinger [us] i.