genelde - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

genelde



"genelde" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
genelde generally zf.
genelde in general zf.
General
genelde popularly zf.
genelde usually zf.
genelde predominantly zf.
genelde largely zf.
genelde for the most part zf.
genelde ordinarily zf.
genelde mostly zf.
genelde altogether zf.
genelde normally zf.
genelde unremarkably zf.
genelde always zf.
Colloquial
genelde by and large
genelde for the most part

"genelde" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 124 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(genelde olumsuz) fırsatı kaçırmamak (never/hardly) miss a trick f.
(genelde belli bir meblağ üzerinde anlaşarak) davayı anlaşarak çözmek settle lawsuit f.
genelde ev yapımında ve yakıt olarak kullanılacak ağaç yetiştirmek için ayrılan alan woodlot i.
genelde öğle vakitlerinde tercih edilen kısa süreli uyku nap i.
yetişkinlerin, genelde 15-19 yaş aralığında olan kendinden yaşça küçük genç kız veya erkeklere ilgi duyması ephebophilia i.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak wobbler i.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobblehead doll i.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak nodder i.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobbing head doll i.
(genelde şehir dışında) alışveriş merkezi retail park (brit) i.
genelde tarım için kullanılan arazi holding i.
tek parça genelde açılmamak üzere boyuna takılan metal kolye torque i.
armut ya da oval şeklinde üç köşeli genelde elmastan yapılan değerli taş briolette i.
(genelde iş adamlarının giydiği) modaya uygun/şık takım elbise power suit i.
1950 ve 60'larda popüler olmuş genelde küt saç olarak kullanılan kulak altına kadar uzanan, perçemli bir saç modeli pageboy haircut i.
(genelde doğada yapılan) yürüyüş gezisi hiking trip i.
(genelde nikahsız) aynı evi paylaşan kimse cohabitant i.
(genelde şişme) kamp yastığı camping pillow i.
genelde şehir dışına kurulmuş olan özel klüp country club i.
(genelde mutfağın ortasına yerleştirilmiş) mutfak masası kitchen island i.
(genelde konserin/gösterinin masraflarını karşılamak amacıyla) etkinliğin sonunda katılımcılardan toplanan para retiring collection i.
genelde kızartma menüsü sunan küçük ve ucuz restoran greasy spoon i.
(genelde sokaktaki) çaycı tea vendor i.
(genelde gökyüzü için söylenir) yıldızlarla dolu gece star-studded night i.
(genelde tablet/cep telefonu vs taşımak için kullanılan) çok gözlü orta boy çanta pocket pouch i.
bir milyon kişinin ölmesi (genelde nükleer patlama sonucu) megadeath i.
içinde genelde jetonla çalışan makinelerin bulunduğu oyun salonu penny arcade i.
genelde yetişkinlere hitap eden japon çizgi filmi anime i.
genelde açık havada giyilen kolsuz ceket tabard i.
genelde açık havada giyilen kolsuz ceket taberd i.
genelde dairesel veya elips şeklindeki bir yarışın düzenlendiği yol race course i.
az kullanılan, genelde kaldırımı olmayan yol back road i.
kadın vücudunun genelde örtülü olan kısımlarını sergileyen (giysi vb) revealing s.
genelde kabul gören generally accepted s.
müşterileri genelde gençler olan patronised by teenagers s.
genelde uysal olan usually-placid s.
Phrases
genelde bir kereden fazla usually more than once
genelde hava yüzünden it's mostly because of the weather
Colloquial
(genelde babası tarafından çocuğuna yapılan) soğuk espri dad joke
Idioms
(genelde erkek için) çok güzel görünmek cut a fine figure
(genelde erkek için) çok hoş görünmek cut a fine figure
(genelde ekonomik özgürlüğünü kazanıp) kendi başına yaşamak live on one's own
yaşlılıktan kaynaklanan unutkanlık (genelde şaka yollu söylenir) senior moment
(büyük ve genelde olumlu) bir değişiklik olmasını sağlamak move a needle
Speaking
genelde kadınlarla buluşmam i don't usually meet with women
(genelde anneler çocuklarına yerden aldıkları şeyler için söylerler) kim bilir neyin nesi/ kimin ayağı/eli değdi you don't know where it's been
(genelde sohbet başlatmak için söylenir) ee havalar nasıl? what do you think of this weather?
spora genelde gider misin? do you usually go to the gym?
tatilde genelde nereye gidersin? where do you usually go on holiday?
internette genelde ne yaparsın? what do you usually do on the internet?
Slang
genelde bahçede çocukların oynaması için kurulmuş küçük ve tahtadan ev cubby house
genelde zencilerin beyazları aşağılamak için kullandıkları argo bir terim poor white trash
genelde zencilerin beyazları aşağılamak için kullandıkları argo bir terim trailer trash
sertlik/şiddet ve eziyet içeren ve genelde eşcinsellerin girdiği cinsel ilişki rough trade
(genelde zenciler tarafından beyazlara söylenen) beyaz mahkum peckerwood
(genelde zenciler tarafından beyazlara söylenen) kadın beyaz mahkum featherwood
mahkumun annesi/babası (genelde siyahi mahkumlar tarafından kullanılan bir ifade) t-jones
genelde uyuşturucu satıcılarının kullandığı ve takip edildiği anlaşılınca atılan telefon burner
birinin fotoğraf çektirmesi sırasında arka planda genelde doğal biçimde oluşan komik durum photobomb
(avustralya) genelde birini övmek için söylenen süper/on numara anlamında bir söz sick cunt
genelde sporculara uzun yol seyahatlerinde refakat eden kız road beef
genelde beyazları aşağılamak için kullanılan bir ifade cracker
Trade/Economic
geçmişte sömürge hong kong'da faaliyet gösteren ingiliz şirketlerinin genelde yabancı genel müdürlerine verilen isim taipan i.
(mayıs ayında genelde belirsizlik hakim olduğundan) hazır seviye yüksekken hisse senetlerinin satılması sell in may and go away
genelde aile şirketi olarak kurulmuş büyük ölçekli güney kore firması chaebol
Law
bir projenin sonunda ya da safha sonunda tamamlanıp teslim edilmesi taahhüt edilen, genelde basılı dökümandan oluşan çalışmalar bütünü deliverables
Tourism
otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan youth hostel
Technical
pamuktan yapılmış genelde gecelik kullanılan yüzeyi kabarık kumaş winceyette
Computer
genelde daha yavaş yazdırma generally slower printing
genelde daha hızlı yazdırma generally faster printing
genelde...ile ifade edilen kaba söz a four letter word
(genelde uzatma işareti veya çıkıntı barındırmayan harflerden oluşan) bir bilgisayar fontu helvetica
(genelde uzatma işareti veya çıkıntı barındırmayan harflerden oluşan) bir bilgisayar fontu sans serif
Textile
genelde siyah beyaz kontrastın hakim olduğu, üzerinde tavuk ayağını andıran şekillerden oluşan dokuma kumaş pied de poule
genelde yaka kısmı tüylü kalın mont puffer jacket
(genelde araplar tarafından) keçi veya deve kılından üretilen bir kumaş aba
(genelde arapların giydiği) keçi veya deve kılından üretilmiş kumaştan yapılan kolsuz elbise aba
Marine
genelde havayolculukları için kullanılsa da her türlü ulaşım için de geçerli bir terim higher rate intermediate points
Medical
genelde yemekten sonra batında oluşan şişkinlik bloating
genelde doğu avrupa'daki yahudi kökenli kişilerde görülen bir hastalık tay-sachs disease
genelde golf oyuncularında görülen humerusun içyan epikondil periostu ve ön kol fleksör kaslarının iltihabı ile belirgin ağrılı durum medial epicondylitis
genelde golf oyuncularında görülen humerusun içyan epikondil periostu ve ön kol fleksör kaslarının iltihabı ile belirgin ağrılı durum golfer’s elbow
Veterinary
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık actinobacillosis i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık wooden tongue i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık woody tongue i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık cruels i.
Gastronomy
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shuarma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shawerma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç chawarma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shawarma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shoarma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shaorma
genelde orta doğu ülkelerinde yaygın olan koyun veya tavuklu sandviç shwarma
romla yapılan genelde kuru üzümlü olan mayalı kek baba au rhum
Biology
endospor üreten genelde çubuk şeklinde olan gram pozitif bakteri türü bacillaceae i.
endospor üreten genelde çubuk şeklinde olan gram pozitif bakteri türü family bacillaceae i.
Breeding
(genelde büyükbaş) hayvan taşıma vagonu stock car
(genelde büyükbaş) hayvan taşıma kamyonu cattle truck
Social Sciences
genelde erkeklerin yaptığı gibi çok içki içen ve erkeksi davranışlar içerisinde olan kadın ladette
Geology
genelde kireç taşından oluşan ağaçsız yuvarlak tepeler downs
genelde kireç taşından oluşan ağaçsız yuvarlak tepeler downland
Hunting
genelde bir elle atılan silah handgun
genelde doldurup kapatan ateşleme yapan açıp boşaltma mekanizma grubu action
genelde iki yahut daha fazla namlulu küçük cep tabancası derringer
namlunun genelde fişek yatağının da bulunduğu arka ucu breech
genelde kendinden hareketli mekanizma automatic
bele takılabilen silahlar genelde tabancalar sidearm
Sport
(genelde liselerin kullandığı) spor salonu field house
(genelde liselerin kullandığı) spor salonu fieldhouse
genelde dairesel veya elips şeklindeki bir yarışın düzenlendiği yol race course
Music
(genelde) piyano ile eşlik eden kişi accompanyist i.
genelde caz ezgilerine sahip, doğaçlama sözler ile icra edilen antillere özgü bir müzik türü calypso i.
bir parçanın genelde pes seslerde sürekli olarak tekrarlanması ostinato
Theatre
genelde yeni yazarların kaleme aldığı alışılmış ve ana akım tiyatrolarda sahnelenemeyen oyunlar ve bu oyunların oluşturduğu tiyatro biçimi fringe theatre
Mythology
norveç mitolojisinde genelde kötü karakterli olarak tasvir edilen warg
British Slang
genelde sonu iyi biten aşk filmi chick flick
(genelde eşcinseller) topluma açık bir yerde seks yapmak cottage
yabancı (genelde italyan veya ispanyol) dago
fikir (genelde olumsuz hiç bir fikrim yok) (i have no a) danny la rue
amacı çok içip kadınlara sarkmak olan ve gecenin sonunda genelde kavga eden erkek shirt
uzun saçlı genelde rock dinleyen asi motorcu smelly
havlu kafa (genelde sarık takan orta doğulu kimseleri aşağılamak için söylenir) towel-head
havlu kafa (genelde sarık takan orta doğulu kimseleri aşağılamak için söylenir) towelhead
sosyal standartları düşük olan genelde çalışan kesimden olup fazla zeki olmayan ve kötü giyinen kızları nitelemek için söylenen aşağılayıcı bir söz sharon and tracy