giveaway - Türkçe İngilizce Sözlük

giveaway

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

giveaway — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bedava dağıtım, ipucu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡɪvəweɪ/ – BrE /ˈɡɪvəweɪ/)
Terim Türü:
İsim: giveaway (giveaways)
Karşılıksız verilen ürün veya hizmeti ya da gizli bir durumu ele veren belirtiyi tanımlayan sözcüktür; pazarlama ve mecazî kullanımda “kolayca fark edilen işaret” anlamı taşır. Give away fiil öbeğinden türeyen bu adlandırma, verme eyleminin sonuçlarını nesneleştirerek hem ticari hem anlatımsal bir kavram hâline getirir.
Eş Anlamlılar:
freebie, clue
Zıt Anlamlılar:
concealment

"giveaway" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
giveaway i. eşantiyon
There is also a car in the shopping centre's giveaway.
Alışveriş merkezinin dağıttığı eşantiyonlar arasında bir de araba var.

More Sentences
giveaway i. açığa vurma
Her red eyes were a dead giveaway for her alcoholism.
Kırmızı gözleri alkolik olduğunu açığa vurmaktaydı.

More Sentences
giveaway s. ucuz
I bought these shoes for a giveaway price.
Bu ayakkabıları aşırı ucuza aldım.

More Sentences
giveaway i. ağzından kaçırma
giveaway i. ifşa
giveaway i. pot kırma
giveaway i. amacın kaybetmek olduğu oyun
giveaway i. oyunu kaybetmeyi hedefleyerek oynama
giveaway i. hediye dağıtılan radyo veya televizyon programı
giveaway i. nüfusun sadece bir bölümünün faydalanabildiği yasa
giveaway i. doğal kaynakları veya kamu arazilerini şahsi çıkar için tahsis etme
giveaway i. bir zümreye fayda sağlarken diğerlerinin hakkını yiyen adaletsiz anlaşma
giveaway i. (gazete vb.) ucuz hediye
giveaway s. top kaybettiren
giveaway s. adaletsiz
giveaway s. şahsi çıkara yönelik
giveaway N. bedava dağıtım
giveaway N. ipucu
Spor
giveaway i. top hakimiyetini rakip takıma geçiren hata

"giveaway" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
a dead giveaway i. foyasını meydana çıkaran şey
a dead giveaway i. kendini ele veren/maskesini düşüren şey
a dead giveaway expr. düşmanın fark etmesine yol açan (şey)
Deyim
dead giveaway i. gerçeği/niyeti ortaya koyan şey
dead giveaway i. gerçeği/niyeti belli eden şey
dead giveaway i. ele veren/maskesini düşüren şey
dead giveaway i. foyasını meydana çıkaran şey
dead giveaway i. açık işaret
dead giveaway i. açık ipucu