clue - Türkçe İngilizce Sözlük

clue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clue — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ipucu, belirti
Okunuş (IPA):
(AmE /kluː/ – BrE /kluː/)
Terim Türü:
İsim: clue (clues)
Bir durumu, gizemi veya sorunu anlamaya yardımcı olan küçük ama anlamlı bilgiyi ifade eden kelimedir. Eski İngilizce clew (“ip yumağı”) kökünden mecazlaşarak rehberlik fikrini kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
hint, lead

"clue" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clue i. ipucu
I'll give you a clue, it has wings!
Size bir ipucu vereyim, kanatları var!

More Sentences
Konuşma Dili
clue i. fikir
The problems you had with your father may provide a clue as to why you developed an anxiety disorder.
Babanızla yaşadığınız sorunlar, neden anksiyete bozukluğu geliştirdiğinize dair fikir verebilir.

More Sentences
Genel
clue i. yumak
clue i. hamak ipi
clue i. karine
clue i. işaret
clue i. topak
clue i. anahtar
clue i. iz
clue i. tüyo
clue f. aydınlatmak
clue f. bilgi vermek
clue f. dönerek top halini almak
clue N. belirti
Konuşma Dili
clue i. düşünce
Denizcilik
clue i. seren yelkeninin iki alt köşesinden biri
clue i. flok ve yelena yelkeninin iskota yakası ve astarı

"clue" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clew clue i. ipucu
tangible clue i. elle tutulur ipucu
clue [rare] i. labirentte gidilen yolu hatırlamak için kullanılan ipucu nesne
give somebody a clue f. ipucu vermek
clue somebody in f. ipucu vermek
not to have a clue f. hiçbir fikri olmamak
find a clue f. ipucu bulmak
clew clue f. sarmak
clue someone in f. bilgilendirmek
find a clue f. ipucu yakalamak
clue in f. ipucu vermek
give clue f. ipucu vermek
Öbek Fiiller
clue someone in (on something) f. birini (bir konuda) aydınlatmak
clue someone in (on something) f. birine (bir şey hakkında) bilgi vermek
clue someone in (on something) f. birini (bir şey hakkında) bilgilendirmek
Konuşma Dili
clue (one) in f. (birine) doğru bilgiyi vermek
clue (one) in f. (birine) bilgi vermek
clue (one) in f. (birini) aydınlatmak
clue (one) in f. (birini) bilgilendirmek
clue (one) in f. (birinin) yanlış bildiklerini düzeltmek
get a clue f. anlamaya başlamak
get a clue f. farkında olmaya başlamak
get a clue f. aptallıktan sıyrılmak
what was your first clue? expr. nasıl anladın ya?
what was your first clue? expr. hadi canım?
what was your first clue? expr. gerçekten mi?
what was your first clue? expr. nereden bildin ya?
what was your first clue? expr. yok ya?
Deyim
clue-by-four i. (birine zorla öğretmek için kullanılan) cetvel/sopa
clue-by-four i. yanlışları düzeltme değneği
clue stick i. doğruluk sopası
clue-by-four i. (bilgisizi, cahili) hizaya getirme sopası
clue stick i. yanlışları düzeltme değneği
clue-by-four i. doğruluk sopası
be without a clue f. hiçbir fikri olmamak
doesn't have a clue f. hiçbir fikri olmamak
have no clue how to do f. nasıl yapılacağı konusunda hiçbir fikri olmamak
have a clue (about something) f. (bir şey hakkında) en ufak bir bilgisi/fikri olmak
have a clue (about something) f. (bir şey hakkında) bir bilgisi olmak
have a clue (about something) f. (bir şey hakkında) bir ip ucu olmak
get a clue f. gerçeği görmek/anlamak
have a clue f. bir ip ucu olmak
have a clue f. bir bilgisi olmak
have a clue f. en ufak bir bilgisi/fikri olmak
not to have a clue f. dünyadan bihaber olmak
not to have a clue f. elinden iş gelmemek
Konuşma
I have no clue expr. hiçbir fikrim yok
no clue expr. bilmiyorum
not a clue! expr. hiçbir fikrim yok!
not a clue expr. hiç bilmiyorum!
do you have any clue? expr. hiçbir fikrin var mı?
Denizcilik
clue down a sail f. sereni aşağıya çekmek
clue (up) f. seren yelkeninin alt köşelerini kuntra iskotasıyla kaldırmak
İngiliz Argosu
clue up f. ispiyonlamak
clue up f. bilgilendirmek
clue up f. gammazlamak