glimmers - Türkçe İngilizce Sözlük

glimmers

glimmers — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hafif ışık, umut kırıntısı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡlɪmər/ – BrE /ˈɡlɪmə/)
Terim Türü:
İsim: glimmer (glimmers); Fiil: glimmer (glimmers – glimmered – glimmering)
Zayıf ama fark edilebilir bir ışığı veya küçük bir umudu tanımlayan sözcüktür; geçicilik ve beklenti çağrışımı taşır. Eski İngilizce glimerian kökeni, titrek parlaklığı duygusal anlama taşır.
Eş Anlamlılar:
flicker
Zıt Anlamlılar:
darkness

"glimmers" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glimmer i. hafif ışık
Solar energy creates a glimmer of hope for the future.
Güneş enerjisi gelecek açısından hafif bir umut ışığı yaratıyor.

More Sentences
glimmer i. parıltı
At the beginning of LIQUI MOLY, there was a silvery glimmer.
LIQUI MOLY'nin başında gümüşi bir parıltı vardı.

More Sentences
glimmer i. ışıltı
I took a picture of the glimmer of the sunset.
Gün batımının ışıltılarının fotoğrafını çektim.

More Sentences
glimmer f. parıldamak
The stars were glimmering in the night sky.
Yıldızlar gece gökyüzünde parıldıyordu.

More Sentences
glimmer i. seziş
glimmer i. ima
glimmer i. zerre
glimmer i. hafif pırıltı
glimmer i. zayıf ışık
glimmer i. azıcık miktar
glimmer i. zayıf kavrayış
glimmer i. belirsiz düşünce
glimmer i. belli belirsiz görünüm
glimmer i. mika
glimmer f. hafifçe pırıldamak
glimmer f. ışık vermek
glimmer f. soluk şekilde belirmek
glimmer f. belli belirsiz görünmek
glimmer N. umut kırıntısı
Teknik
glimmer i. titrek ışık

"glimmers" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a glimmer of hope i. bir ümit ışığı
a glimmer of hope i. umut ışığı
Deyim
glimmer of hope i. umut ışığı
glimmer of hope i. ümit ışığı
not a glimmer expr. hiç yok
not a glimmer (of something) expr. hiç (bir şey) yok
not a glimmer (of something) expr. şu kadarcık bile (bir şey) yok
not a glimmer expr. şu kadarcık bile yok
not a glimmer (of something) expr. zerre kadar bile (bir şey) yok
not a glimmer expr. zerre kadar bile yok
Konuşma
not a glimmer of an idea! expr. hiçbir fikrim yok!
not a glimmer of an idea! expr. hiç bilmiyorum!
Kuşbilim
glimmer gowk [dialect] [uk] i. baykuş