glittered - Türkçe İngilizce Sözlük

glittered

glittered — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ışıltı, parıltı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡlɪtər/ – BrE /ˈɡlɪtə/)
Terim Türü:
İsim: glitter (uncountable); Fiil: glitter (glitters – glittered – glittering)
Yoğun ve dikkat çekici parlaklığı veya yüzeydeki süsleyici parıltıyı tanımlayan sözcüktür; göz alıcılık ve bazen yapaylık çağrışımı yapar. Eski İngilizce glitnian kökeni, titrek ışığın hareketli doğasını dilde sabitler.
Eş Anlamlılar:
sparkle
Zıt Anlamlılar:
dullness

"glittered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
glitter i. parıltı
This ring has lost its glitter.
Bu yüzük parıltısını kaybetmiş.

More Sentences
glitter f. parıldamak
The sun glittered on the water in front of the old sailboat.
Güneş, eski yelkenlinin önündeki suda parıldıyordu.

More Sentences
Genel
glitter i. parlaklık
This ring has lost its glitter.
Bu yüzük parlaklığını kaybetti.

More Sentences
glitter i. parıltı
This ring has lost its glitter.
Bu yüzük parıltısını kaybetmiş.

More Sentences
glitter i. ışıltı
We are all amazed at the glitter of her life.
Hepimiz onun hayatının ışıltısına hayran kaldık.

More Sentences
glitter i. sim
They decorated the house with glitter for the birthday.
Doğum günü için evi simlerle süslediler.

More Sentences
glitter f. parlamak
Her blue eyes were glittering with anger.
Mavi gözleri öfkeyle parlıyordu.

More Sentences
glitter f. ışıltı
We enjoyed watching the sea glittering.
Denizin ışıltısını izlemekten keyif alıyorduk.

More Sentences
glitter f. parıltı
This ring has lost its glitter.
Bu yüzük parıltısını kaybetmiş.

More Sentences
Teknik
glitter i. parlama
The glitter in his eyes showed his joy.
Gözlerindeki parlama sevincini gösteriyordu.

More Sentences
glitter f. parıldamak
The sun glittered on the water in front of the old sailboat.
Güneş, eski yelkenlinin önündeki suda parıldıyordu.

More Sentences
Genel
glitter i. şaşaa
glitter i. pırıltı
glitter i. gösteriş
glitter i. parlak
glitter f. göze çarpmak
glitter f. ışıldamak
glitter f. pırıldamak
glitter f. çekici görünmek
Teknik
glitter i. yağmur buzu

"glittered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glitter ball i. disko topu
glitter with f. pırıl pırıl parlamak
glitter with f. parlamak
glitter with f. ışık saçmak/ışığı yansıtmak
glitter with f. parıldamak
Öbek Fiiller
glitter with something f. gözünden ışık saçmak
glitter with something f. gözü parlamak
glitter with something f. bir şeyle parıldamak
glitter with something f. gözünden alev çıkmak
glitter with something f. bir şeyle ışıldamak
glitter with something f. bir şeyle pırıldamak
Teknik
glitter powder i. sim tozu
Müzik
glitter rock i. icra edenlerin gösterişli ve genellikle grotesk kostüm ve makyajla sahne aldığı bir rock müziği türü
İngiliz Argosu
gary glitter i. kıç
gary glitter i. göt