glued - Türkçe İngilizce Sözlük

glued

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"glued" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glued s. yapıştırılmış
The larch glued material is especially durable, but its cost is much higher.
Karaçam yapıştırılmış malzeme özellikle dayanıklıdır, ancak maliyeti çok daha yüksektir.

More Sentences
glued s. zamklanmış
Teknik
glued s. tutkallı
glued s. tutmuş
glued s. tutkallanmış
glued s. yapışmış
Argo
glued s. sarhoş
glued s. zom
glued s. yakalanmış
glued s. tutuklanmış
glued s. yakayı ele vermiş
glued s. enselenmiş
glued s. paket olmuş

"glued" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 98 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be glued to f. mıhlanıp kalmak
be glued to the book f. kitabı elinden düşürmemek
Deyim
be glued to one's seat f. koltuğuna çivilenmek
be glued to (someone or something) f. yapışıp kalmak
be glued to (someone or something) f. elinden düşürmemek/bırakmamak
be glued to (someone or something) f. önünde/başında mıhlanıp/çakılıp kalmak
be glued to (someone or something) f. dibinden ayrılmamak
be glued to (someone or something) f. yapışık ikiz gibi olmak
be glued to (someone or something) f. önünden/başından ayrılmamak
be glued to (someone or something) f. bir şeye yapışıp kalmak
have (one's) eyes glued to (something) f. (bir şeye) dikkat kesilmek
have (one's) eyes glued to (something) f. (bir şeyden) gözlerini ayırmamak
have (one's) eyes glued to (something) f. tüm dikkatini (bir şeye) vermek
have (one's) eyes glued to (something) f. gözlerini (bir şeye) kilitlemek
have (one's) eyes glued to (something) f. (bir şeyden) gözlerini alamamak
have (one's) eyes glued to (something) f. (bir şeyden) kafasını kaldırmamak
have (one's) eyes glued to (something) f. (bir şeyin) içine düşmek
have (one's) eyes glued to (something) f. gözlerini (bir şeye) kenetlenmek
have one's eyes glued to (something) f. gözlerini ayırmamak
have one's eyes glued to (something) f. tüm dikkatini vermek
have one's eyes glued to (something) f. dikkat kesilmek
have one's eyes glued to (something) f. gözlerini kenetlemek
have one's eyes glued to (something) f. gözlerini alamamak
have one's eyes glued to (something) f. kafasını kaldırmamak
have one's eyes glued to (something) f. içine düşmek
be glued to (something) f. (bir şeyin) dibinden ayrılmamak
be glued to something f. bir şeyin önünden/başından ayrılmamak
be glued to (one) f. (birinin) dibinden ayrılmamak
be glued to (something) f. (bir şeyin) önünden/başından ayrılmamak
be glued to something f. tüm dikkatini bir şeye vermek
be glued to something f. bir şeye yapışıp kalmak
be glued to (one) f. (birine) yapışıp kalmak
be glued to something f. bir şeye takılıp kalmak
be glued to (something) f. (bir şeye) yapışıp kalmak
be glued to something f. bir şeyden dikkatini alamamak
be glued to something f. bir şeyin başında çakılıp kalmak
be glued to something f. bir şeyi elinden düşürmemek/bırakmamak
be glued to (something) f. (bir şeyi) elinden düşürmemek/bırakmamak
be glued to something f. bir şeyin dibinden ayrılmamak
be glued to (something) f. (bir şeyin) önünde/başında mıhlanıp/çakılıp kalmak
be glued to (something) f. (bir şeyin) önünden/başından ayrılmamak
be glued to (someone) f. (birinin) yanından/peşinden/dibinden ayrılmamak
be glued to (someone) f. (birine) musallat olmak
be glued to (something) f. (bir şeye) yapışıp kalmak
be glued to (someone) f. (birine) yapışıp kalmak
be glued to (something) f. (bir şeyi) elinden düşürmemek/bırakmamak
be glued to (something) f. (bir şeye) yapışmak
be glued to (something) f. (bir şeye) kilitlenmek
glued to someone s. dibinden ayrılmayan
glued to someone s. bir şeye tutkallanmış gibi yapışıp kalmış
glued to someone s. göbeği beraber kesilmiş
glued to the spot s. bir yere mıhlanmış
glued to the spot s. bir yere çakılıp kalmış
glued to the spot s. bir yere çakılı kalmış
glued to s. '-e yapışıp kalmış
glued to s. -e çakılı kalmış
glued to s. '-e yapışık
glued to s. '-e mıhlanmış
(with) (one's) eyes glued to (something) zf. içine düşerek
(with) (one's) eyes glued to (something) zf. kafasını kaldırmayarak
(with) (one's) eyes glued to (something) zf. gözleri kenetlenerek
(with) (one's) eyes glued to (something) zf. gözünü alamayarak
(with) (one's) eyes glued to (something) zf. gözlerini ayırmadan
glued to someone expr. yapışık ikizler gibi
glued to the spot expr. donakalmış
your eyes glued to something expr. gözlerini bir şeye kenetlenmiş şekilde
your eyes glued on something expr. bakışlarını bir şeye kilitleme
(with) (one's) eyes glued to (something) expr. (bir şeyden) gözlerini ayırmadan
your eyes glued on something expr. bir şeyin içine düşerek
your eyes glued on something expr. bir şeyden gözlerini alamayarak
your eyes glued on something expr. gözlerini bir şeye kenetlenmiş şekilde
your eyes glued to something expr. tüm dikkatini bir şeye vererek
your eyes glued to something expr. bir şeyden kafanı kaldırmadan
your eyes glued to something expr. gözlerini bir şeye kilitlenmiş şekilde
your eyes glued to something expr. gözlerini ayırmadan
your eyes glued to something expr. bir şeyin içine düşerek
your eyes glued on something expr. bir şeye dikkat kesilmiş şekilde
your eyes glued on something expr. gözlerini ayırmadan
your eyes glued on something expr. bir şeyden kafanı kaldırmadan
(with) (one's) eyes glued to (something) expr. tüm dikkatini (bir şeye) vererek
your eyes glued to something expr. bir şeye dikkat kesilmiş şekilde
(with) (one's) eyes glued to (something) expr. (bir şeye) dikkat kesilmiş şekilde
your eyes glued on something expr. tüm dikkatini bir şeye vererek
your eyes glued on something expr. gözlerini hiç ayırmadan bir şeye bakma
your eyes glued to something expr. bir şeyden gözlerini alamayarak
your eyes glued on something expr. gözlerini bir şeye kilitlenmiş şekilde
Konuşma
be glued to her/his cell phone expr. telefonu elinden düşürmemek
Teknik
glued connection i. tutkallı birleştirme
glued joint i. tutkallı ek
glued structure i. tutkallı strüktür
İnşaat
glued laminated timber i. yapıştırılmış lamine ahşap
Ağaç İşleri
glued laminated timber i. lamine ahşap
glued-laminated timber i. tutkallı tabakalı kereste
glued laminated timber i. yapıştırılmış lamine kereste
glued laminated wood i. yapıştırılmış lamine ahşap
integrity of glued laminated timber i. lamine kerestede yapıştırılan tabaka bütünlüğü
glued laminated timber i. tutkallı lamine ahşap
solid timber and glued laminated timber i. masif ahşap ve yapıştırılmış tabakalı ahşap