hareketle - Türkçe İngilizce Sözlük

hareketle

"hareketle" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hareketle lustily zf.

"hareketle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
su ihtiyaçlarını gidermeleri için bitkilerin altına serilen, kılcal hareketle su aktarımı sağlayan altlık capillary matting i.
saygısını göstermek (bir hareketle) venerate f.
işaret etmek (bir hareketle) signify f.
ani hareketle çekmek jerk f.
ritmik ileri geri hareketle yerinden çıkarmak rock f.
hareketle ilgili motional s.
hareketle ilgili locomotor s.
gerçek bir suçtan hareketle yazılmış true-crime s.
iradeden hareketle willed s.
sık veya sürekli hareketle karakterize olan mobile s.
dairesel hareketle ilgili gyrational s.
buradan hareketle thus zf.
bu noktadan hareketle from this point forth zf.
bundan hareketle based on this zf.
bu durumdan hareketle in this connection zf.
-den hareketle with reference to ed.
gerçeğinden hareketle considering the fact that bağ.
Öbek Fiiller
(bir şeye/ritme) hareketle eşlik etmek sway to (something) f.
İfadeler
buradan hareketle from this point of view expr.
bu noktadan hareketle from this point of view expr.
bu noktadan hareketle from this viewpoint expr.
bu gerçekten hareketle considering this fact expr.
bu gerçekten hareketle from this fact expr.
bundan hareketle from this point of view expr.
bundan hareketle starting from this (point of view) expr.
bu bakış açısından hareketle from this point of view expr.
buradan hareketle starting from this (point of view) expr.
Atasözü
(monday's child adlı ninniden hareketle) salı günü doğan çocuklar nurludur tuesday's child is full of grace
(monday's child adlı ninniden hareketle) salı günü doğan çocuk nazik, zarif, ince ve sevimli olur tuesday's child is full of grace
Konuşma Dili
yarı dairesel hareketle atılan yumruk roundhouse punch i.
tek hareketle at/in one go [uk] expr.
Deyim
bir hareketle herşeyin mahvolması flew out the window with one step i.
eldeki verilerden hareketle geleceğe dönük çıkarsamalar/tahminler yapmak read the runes f.
tek hareketle in one fell swoop expr.
tek hareketle at one fell swoop expr.
Ticaret/Ekonomi
oturarak (minimum hareketle) yapılan iş sedentary work i.
Teknik
yukarı-aşağı hareketle çalışan kol rocker i.
açısal hareketle doğrusal hareket arasında dönüştürme yapan bir tür şaft pitman rod i.
hareketle ilgili locomotor s.
Telekom
kimyasal veya elektrolitik hareketle çalışan telefon chemical telephone i.
İnşaat
şekli eski demir ütülerden hareketle tasarlanmış (bina) flatiron s.
Otomotiv
hareketle kontrol gesture control i.
Demiryolu
hareketle ilgili locomotive s.
Medikal
rüyaların hareketle canlandırılması dream-enacting behaviors i.
rüyaların hareketle canlandırılması acting out of dreams i.
Fizyoloji
kılcal hareketle iletilmek wick f.
kılcal hareketle iletmek wick f.
Fizik
sadece ısıtma etkilerinden hareketle göz önünde bulundurulan ışın spektrumu thermal spectrum i.
Biyoloji
beynin kafatası boşluğunda bıraktığı izlerden hareketle beynin yaklaşık şeklini anlamak için alınan kafatası boşluğu kalıbı endocast i.
Ormancılık
ormancılıktan hareketle silviculturally zf.
Balıkçılık
sarılırken yaptığı hareketle balıkları çeken tuzak crank bait i.
Eğitim
isveç sisteminden hareketle geliştirilmiş bir el sanatları öğretim yöntemi sloid i.
isveç sisteminden hareketle geliştirilmiş bir el sanatları öğretim yöntemi slojd i.
isveç sisteminden hareketle geliştirilmiş bir el sanatları öğretim yöntemi sloyd i.
Dini
siyonizm'de sıkı ortodoks yahudilerce desteklenen bir hareketle ilgili mizrahi s.
siyonizm'de sıkı ortodoks yahudilerce desteklenen bir hareketle ilgili mizrachi s.
Felsefe
iyi ve doğru olanın ne olduğunu doğal ve olgusal öncüllerden hareketle açıklama yanılgısı naturalistic fallacy i.
thomas aquinas'ın öğretilerinden hareketle ortaya çıkan neo-skolastik felsefe neo-thomism i.
fransız ressamların kant'ın esaslarından hareketle geliştirdiği yeni kantçılık formu neocriticism i.
söz konusu durumdan hareketle göreceli yorumlanan attributive s.
Basketbol
faulden önce başlayıp tek ve kesintisiz bir hareketle yapıldığı için bazı kurallara göre başarılı sayılan atış continuation i.
Sanat
bir eserden hareketle veya onu tamamlaması için üretilmiş daha kısa veya az detaylı eser parergon i.
modernizm ve postmodernizmden farklı olarak sanat ve kültürde bir uç hareketle ilgili hypermodern s.
Müzik
(buz pateni) bir dizi hareketle yapılan motif figure i.