hip - Türkçe İngilizce Sözlük

hip

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hip — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kalça, modaya uygun
Okunuş (IPA):
(AmE /hɪp/ – BrE /hɪp/)
Terim Türü:
İsim; Sıfat
Anatomide kalça bölgesini, mecazda ise çağdaş ve trend olanı anlatan çok anlamlı sözcüktür; bağlama göre teknik ya da argo değer kazanır. Eski İngilizce hype ile ilişkisiz olan anatomik anlam, Germen kökenlidir.
Eş Anlamlılar:
trendy (figurative)
Zıt Anlamlılar:
outdated

"hip" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hip i. kalça
Take your hands off my hips, or I'll shout.
Ellerini kalçalarımdan çek yoksa bağırırım.

More Sentences
Medikal
hip i. kalça
Take your hands off my hips, or I'll shout.
Ellerini kalçalarımdan çek yoksa bağırırım.

More Sentences
Genel
hip i. kaba et
hip i. çatı dış açısı
hip i. gül tohumu
hip i. iç sıkıntısı
hip i. kalça eklemi
hip i. kıç
hip i. bilgili olma
hip i. güncel olma
hip i. üst bacak ve kalçaların en geniş olduğu kısım
hip i. kuruntu
hip f. içini sıkmak
hip f. bilgilendirmek
hip f. haber vermek
hip f. kalçayı desteklemek
hip f. kalçayla taşımak
hip f. depresif hale getirmek
hip f. endişelendirmek
hip f. hastalık hastası hale getirmek
hip s. modern
hip s. haberdar
hip s. farkında olan
hip s. uyanık
hip s. modaya uygun
hip s. açıkgöz
hip s. havalı
hip s. bilgili
hip s. caza karşı ilgili ve duyarlı olan
hip s. hipster'lara ait
hip s. hipster'lara ilişkin
hip s. hippilere ait
hip s. hippilere ilişkin
hip ünl. hey!
hip ünl. tezahürata başlarken kullanılan bir ünlem
Konuşma Dili
hip i. birini bilgilendirmek
hip i. birine söylemek
hip i. birine anlatmak
hip i. birine bilgi vermek
Tekstil
hip i. basen
hip s. kalça boyunca
hip s. kalçayı örten
Mimarlık
hip i. çatı sağrısı
hip f. (çatıyı) sağrılı yapmak
hip f. (çatıyı) eğimli yapmak
İnşaat
hip i. çatı sırtı
hip i. dam sağrısı
hip i. mahya kiremidi
hip i. sağrı
hip i. sırt
hip i. sırt merteği
hip i. eğimli uç kiriş ile kirişin üst kısmı arasındaki bağlantı
Mobilya
hip i. mobilya ayağının dışbükey olan üst kısmı
Anatomi
hip i. alt veya arka uzuvları destekleyen iskelet yapısı
Veterinerlik
hip i. (çiftlik hayvanı) kalçasını zorlamak
hip i. (çiftlik hayvanı) kalçasını yaralamak
hip i. (çiftlik hayvanı) kalçasını kırmak
Mutfak
hip i. kuşburnu
Zooloji
hip i. koksa
hip i. kalça kemiği
hip i. (dört ayaklı hayvanlarda) kalça
Botanik
hip i. kuşburnu
Spor
hip f. güreşte rakibi kalçanın üzerinden atmak
hip f. kalçasıyla vurmak
Eski Kullanım
hip i. hastalık hastalığı
hip i. hastalık kuruntusu
hip i. hipokondri

"hip" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hip pocket i. arka cep
rose hip i. kuşburnu
hip jack i. sırt merteği
hip hop culture i. hip hop kültürü
hip flask i. (içki) cep şisesi
hip pack (uk) i. bel çantası
hip sack (us) i. bel çantası
hip bath i. oturma banyosu
hip bone i. kalça kemği
hip venue i. havalı, modern revaçta mekan
hip bump i. sevinç gösterisi olarak popo tokuşturma
waist–hip ratio i. bel kalça oranı
waist-to-hip ratio i. bel kalça oranı
hip-hop i. 1980'lerde new york'da ortaya çıkmış bir gençlik kültürü
hip strap i. eyer kayışını sabit tutmaya yarayan deri kayışlar
hip sway i. kalça sallama (hareketi)
got hip to f. uyanık olmak
get hip to f. karşı uyanık olmak
shoot from the hip f. dan diye söylemek
smite hip and thigh f. büyük bir farkla yenmek
smite hip and thigh f. tamamen yenmek
smite hip and thigh f. yerle bir etmek
shoot from the hip f. silah çekip ateşlemek
shoot from the hip f. belinden silahı çıkarıp ateşlemek
shoot from the hip f. silahını çıkarıp ateşlemek
hip [dialect] [uk] f. tek ayakla zıplamak
hip [dialect] [uk] f. es geçmek
hip [dialect] [uk] f. atlayıp geçmek
hip-length s. kalça boyunda
hip-pocket s. küçük boyutlu
hip to s. en son gelişmeler hakkında bilgisi olan
hip-pocket s. küçük boylu
hip-pocket s. küçük kapsamlı
Konuşma Dili
hip-shooter i. pat diye söyleyen kimse
hip-shooter i. yaptıklarının sonucunu düşünmeden hareket eden kimse
hip-shooter i. gelişigüzel konuşan/hareket eden kimse
hip-shooter i. lafının nereye gideceğini hesaplamadan konuşan kimse
hip-shooter i. işkembeden atan kimse
hip-shooter i. pervasızca konuşan/hareket eden kimse
hip-shooter i. paldır küldür konuşan/hareket eden kimse
hip-shooter i. düşünmeden konuşan/hareket eden kimse
hip-shooter i. düşüncesizce konuşan/hareket eden kimse
hip-shooter i. dan diye söyleyen kimse
hip-shooter i. patavatsız kişi
smite hip and thigh f. bütün gücüyle vurmak
smite hip and thigh f. tümü gücüyle saldırmak
hit me on the hip f. biriyle cep telefonundan/çağrı cihazından iletişim kurmak
hip hip hooray expr. yaşasın
hip hip hooray expr. yupi
hit me on the hip expr. bana çağrı cihazından ulaş
hit me on the hip expr. bana cepten ulaş
hit me on the hip expr. beni cepten ara
hit me on the hip expr. beni çağrı cihazımdan ara
hit me on the hip expr. beni çağrı cihazından ara
hip, hip, hurrah! expr. yaşasın!
hip, hip, hurrah! expr. yuppi!
hip, hip, hurrah! expr. oley!
Deyim
shoot from the hip f. dan diye söylemek
shoot from the hip f. işkembeden atmak
shoot from the hip f. pat diye söylemek
hip to someone or something f. tanımaya başlamak
shoot from the hip f. ani reaksiyon göstermek
be joined at the hip f. birbirlerine etle tırnak gibi bağlı olmak
get hip to f. anlamaya başlamak
be hip to f. anlamaya başlamak
become hip to f. anlamaya başlamak
catch upon the hip f. avantajlı olmak
catch upon the hip f. avantajı elde etmek
fire from the hip f. pat diye söylemek
fire from the hip f. çam devirmek
fire from the hip f. pot kırmak
fire from the hip f. pervasızca konuşmak
fire from the hip f. gaf yapmak
fire from the hip f. dan diye söylemek
fire from the hip f. lafını sakınmamak
fire from the hip f. işkembeden atmak/sallamak
fire from the hip f. uluorta konuşmak
fire from the hip f. düşüncesizce konuşmak
fire from the hip f. düşünmeden konuşmak
fire from the hip f. lafın nereye gideceğini düşünmeden konuşmak
shoot from the hip f. direkt konuşmak
shoot from the hip f. doğrudan konuşmak
shoot from the hip f. açıkça/açık açık konuşmak
shoot from the hip f. dürüstçe/samimiyetle konuşmak
shoot from the hip f. dobra dobra konuşmak
be hip to (someone or something) f. (birini/bir şeyi) anlamaya başlamak
be hip to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) farkına varmak
become hip to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) farkına varmak
become hip to (someone or something) f. (birini/bir şeyi) anlamak
become hip to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) farkında olmak
become hip to (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) haberdar olmak
become hip to (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) haberi olmak
get hip to (someone or somebody) f. (birinin/bir şeyin) farkında olmak
get hip to (someone or somebody) f. (birine/bir şeye) karşı uyanık olmak
get hip to (someone or somebody) f. (birinden/bir şeyden) haberi olmak
get hip to (someone or somebody) f. (birini/bir şeyi) fark etmek/farkına varmak
joined at the hip expr. ayrılmaz ikili
in someone's hip pocket [us] expr. avucunun içinde
on the hip expr. güçsüz durumda
in the hip pocket of (someone) expr. (birinin) maşası olmuş
in (one's) hip pocket expr. (birinin) maşası olmuş
in someone's hip pocket [us] expr. tamamen birinin kontrolünde
in (one's) hip pocket expr. (birinin) avucunun içinde
in the hip pocket of (someone) expr. (birinin) avucunun içinde
in the hip pocket of (someone) expr. (birinin) kontrolünde
on the hip expr. savunmasız durumda
in (one's) hip pocket expr. (birinin) kontrolünde
Konuşma
my favorite type of music is hip-hop expr. sevdiğim müzik türü hip-hop
Ticaret/Ekonomi
hip [uk] [wales] kısalt. satıcının mülkünü satışa çıkarmadan önce edinmesi gereken bir dizi belge
Turizm
hip (higher intermediate point) kısalt. seyahat planındaki ücretin varış noktasındakinden daha yüksek olduğu yer
Teknik
conical hip i. konik sağrı
hip principal i. mahya merteği
hot isostatic pressing (hip) i. sıcak dengeli baskılama
Tekstil
hip size i. basen ölçüsü
hip line i. basen hattı
hip pocket i. basen cebi
extra hip width i. dış kalça genişliği
hip-huggers [us] i. düşük belli pantolonlar
hip pocket i. (pantolonda) arka cep
hip-slung s. basende/basenden bollaşan
hip-hugging s. düşük belli (pantolon)
Mimarlık
hip-roofed s. sağrılı çatılı (yapı)
hip-roofed s. sarkık çatılı (yapı)
İnşaat
hip roof i. ortası kabarık çatı
hip of the roof i. çatı mahyası
hip tile i. mahya kiremidi
church hip i. kilise dam sağrısı
skewed hip i. eğik dam sağrısı
skew hip i. eğik dam sağrısı
hip knob i. çatı kalkan tepeliği
hip knob i. kalkan tepeliği
hip roof i. sağrılı çatı
hip molding i. çatı kalkan pervazı
hip molding i. sağrı pervazı
hip joint i. mertek düğüm noktası
hip joint i. kalça eklemi
hip-bead i. mahyalık
hip tile i. eğik mahya kiremidi
hip roll i. mahya kiremidi
hip rafter i. sırt merteği
hip roof i. sarkık çatı
Otomotiv
hip room i. kalça mesafesi
hip point i. kalça noktası
Demiryolu
rail hip i. ray kancası
Medikal
hip prosthesis i. kalça protezleri
hip fractures i. kalça kırıkları
congenital hip dislocation i. doğuştan kalça çıkığı
hip joint i. kalça eklemi
hip replacement i. kalça artroplastisi
hip replacement i. kalça protezi ameliyatı