| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | hybrid s. | melez | ||
|
This is a hybrid. Bu bir melez. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hybrid i. | karışım | ||
|
The new album is a hybrid of blues and folk. Yeni albüm blues ve folk'un bir karışımı. More Sentences |
||||
| Genel | hybrid i. | melez | ||
|
A mule is a hybrid of a donkey and a horse. Katır, eşek ve atın bir melezidir. More Sentences |
||||
| Genel | hybrid s. | karma | ||
|
I find the Commission's amendment proposing a hybrid method particularly commendable. Komisyon'un karma bir yöntem öneren değişikliğini özellikle takdire şayan buluyorum. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | hybrid s. | karma | ||
|
I find the Commission's amendment proposing a hybrid method particularly commendable. Komisyon'un karma bir yöntem öneren değişikliğini özellikle takdire şayan buluyorum. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | hybrid s. | melez | ||
|
This is a hybrid. Bu bir melez. More Sentences |
||||
| Telekom | hybrid s. | karma | ||
|
I find the Commission's amendment proposing a hybrid method particularly commendable. Komisyon'un karma bir yöntem öneren değişikliğini özellikle takdire şayan buluyorum. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | hybrid s. | hibrit | ||
|
In some Member States there were no charges at all, while others used hybrid systems. Bazı Üye Devletlerde hiç ücret alınmazken diğerleri hibrit sistemler kullanmıştır. More Sentences |
||||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | hybrid s. | hibrid | ||
|
We unveil a new green initiative aimed at accelerating the adoption of plug-in hybrid electric vehicles. Fişli hibrid elektrikli araçların benimsenmesini hızlandırmayı amaçlayan yeni bir çevreci girişimi açıklıyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hybrid i. | melez hayvan | ||
| Genel | hybrid i. | melez bitki | ||
| Genel | hybrid i. | kırma | ||
| Genel | hybrid i. | melez kimse | ||
| Genel | hybrid s. | kırık | ||
| Genel | hybrid s. | azma | ||
| Genel | hybrid s. | karışık | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | hybrid s. | kırma | ||
| Elektrik | ||||
| Elektrik | hybrid s. | (devre) transistör ve valflerden oluşan | ||
| Elektrik | hybrid s. | (entegre devre) seramik alt tabakaya entegre devre ve diğer bileşenlerden oluşan | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | hybrid s. | (araç) birden fazla enerji kaynağı ile çalışan | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | hybrid i. | çeşitli sistemler yardımıyla seyrüsefer | ||
| Fizik | ||||
| Fizik | hybrid s. | (elektromanyetik dalga) yayılma yönünde hem elektrik hem manyetik alan vektör bileşenleri olan | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | hybrid s. | kompozit | ||
| Kimya | hybrid s. | heterojen unsurlardan oluşan | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | hybrid i. | iki farklı türün çifleşmesi sonucu ortaya çıkan tür | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | hybrid s. | iki farklı kültür veya geleneğin karışımı özelliği taşıyan | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | hybrid i. | melez sözcük | ||
| Dilbilim | hybrid i. | farklı dillerden alınan parçaların birleştirilmesiyle oluşturulan kelime | ||
| Dilbilim | hybrid s. | dilbilimsel melez olan | ||
| Spor | ||||
| Spor | hybrid i. | hibrit golf sopası | ||
| Spor | hybrid i. | hem demir hem de ahşap özelliği taşıyan golf sopası | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | hybrid i. | hibrit araç | ||