indebted - Türkçe İngilizce Sözlük

indebted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

indebted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
borçlu, minnettar
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈdɛtɪd/ – BrE /ɪnˈdɛtɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Maddi borç altında olmayı ya da mecazda güçlü bir minnet duygusu taşımayı ifade etmektedir. Debt kökünden türeyen yapı, ekonomik yükten duygusal bağımlılığa uzanır; modern kullanımda indebted, salt borçtan çok karşılıksız kalamama hissini de çağrıştırır.
Eş Anlamlılar:
owing, obligated, beholden
Zıt Anlamlılar:
solvent, free, unencumbered

"indebted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
indebted s. teşekkür borçlu
I am also indebted to the Council for its positive attitude in this matter.
Bu konudaki olumlu tutumu için Konsey'e de teşekkür borçluyum.

More Sentences
indebted s. minnettar
I am very indebted to you for raising this issue and bringing it here today.
Bu konuyu gündeme getirdiğiniz ve bugün buraya taşıdığınız için size minnettarım.

More Sentences
indebted s. borçlu
The bank doesn't give loans to indebted people.
Banka, borçlu kişilere kredi vermiyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
indebted s. borçlu
The bank doesn't give loans to indebted people.
Banka, borçlu kişilere kredi vermiyor.

More Sentences
Hukuk
indebted s. borçlu
The bank doesn't give loans to indebted people.
Banka, borçlu kişilere kredi vermiyor.

More Sentences
Genel
indebted s. verecekli

"indebted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
become indebted f. borçlanmak
become indebted f. borca sokmak
become indebted to f. borçlanmak
feel indebted f. borçlu hissetmek
be indebted f. borçlu olmak
remain indebted f. borçlu olmak
be indebted f. borçlu durumda bulunmak
be indebted to somebody f. müteşekkir olmak
be indebted to somebody f. minnet duymak
be indebted to f. müteşekkir olmak
be indebted to f. minnettar olmak
make someone feel indebted f. borçlu hissettirmek
Konuşma
I'm indebted to you expr. size minnettarım
I am deeply indebted to you expr. size gerçekten borçlandım
we are indebted to you expr. sana borçluyuz
Ticaret/Ekonomi
heavily indebted poor countries i. aşırı borçlu fakir ülkeler
become indebted f. borçlanmak
become indebted f. borca girmek
moderately indebted s. ılımlı borçlu
Siyasal
highly indebted poor countries i. ağır borç yükleri altındaki fakir ülkeler
heavily indebted poor countries i. ağır borç yükü altındaki yoksul ülkeler
heavily indebted poor country i. ağır borç yükü altındaki yoksul ülke
heavily indebted poor countries (hipc) i. ağır borçlu yoksul ülkeler