infested - Türkçe İngilizce Sözlük

infested

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"infested" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
infested s. istila edilmiş
He fell into the shark infested waters.
Köpekbalıklarının istila ettiği sulara düştü.

More Sentences
infested s. kuşatılan
infested s. parazitli

"infested" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rat-infested house i. fareler tarafından basılmış ev
rat-infested house i. (içi) fare kaynayan ev
rat-infested house i. fare istilasına/işgaline uğramış ev
rat-infested house i. farelerin bastığı ev
mosquito-infested land i. sivrisinek kaynayan arazi
malaria-infested area i. sıtmanın bulaştığı bölge
malaria-infested area i. sıtmanın vurduğu bölge
shark infested waters i. köpekbalıklı sular
be infested with fleas f. pirelenmek
be infested with f. ile dolu olmak
be infested with lice f. bitlenmek
become bug-infested f. böceklenmek
get infested with (something) f. (bir şeyle) kuşatılmak
get infested with (something) f. (bir şeyle) kaplanmak
get infested with (something) f. (bir şey) istilasına uğramak
get infested with (something) f. her yanı (bir şeyle) sarılmak
get infested with (something) f. (bir şey) tarafından istila edilmek
infested with lice s. bitli
bug-infested s. böcekli
drug-infested s. uyuşturucunun yoğun olduğu (bölge)
germ-infested s. mikrop yuvası
malaria-infested s. sıtma bulaşmış
vermin infested s. haşarat basmış
vermin infested s. haşaratla kuşatılmış
piranha-infested s. piranalar tarafından istilaya uğramış
rat-infested s. içi fare kaynayan
rat-infested s. fareyle dolu
rat-infested s. fare istilasına uğramış
crocodile-infested s. timsah istilasına uğramış
crocodile-infested s. timsahlarla dolu
shark-infested s. köpekbalığı kaynayan (su kütlesi)
Konuşma Dili
infested with (something) s. her yanı (bir şeyle) dolu
infested with (something) s. (bir şeylerle) kaplanmış
infested with (something) s. (bir şey) tarafından istila edilmiş
infested with (something) s. her yanını (bir şey) bürümüş
infested with (something) s. (bir şey) istilasına uğramış
infested with s. ile kuşatılmış
infested with s. ile kaplanmış
infested with s. ile dolu
infested with s. (bir şey) istilasına uğramış
infested with s. her yanını (bir şey) bürümüş
infested with (something) s. (bir şeyle) kuşatılmış
infested with s. her yanı (bir şeyle) sarılmış
infested with s. tarafından istila edilmiş
infested with (something) s. her yanı (bir şeyle) sarılmış
Deyim
be infested with (something) f. (bir şey) tarafından istila edilmiş olmak
be infested with (something) f. her yanını (bir şey) bürümek
be infested with (something) f. her yanı (bir şeyle) sarılmış olmak
be infested with (something) f. (bir şey) kaynamak
be infested with (something) f. (bir şeyle) dolu olmak
Gıda
infested vanilla i. böcekli vanilya
Star Wars
infested vale i. kuşatılmış vadi