| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | inordinate s. | aşırı | ||
|
That is no easy task and anyone who knows me knows that I shall have to exercise an inordinate amount of self-control. Bu kolay bir iş değil ve beni tanıyan herkes aşırı miktarda özdenetim uygulamam gerektiğini bilir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | inordinate s. | aşırı | ||
|
That is no easy task and anyone who knows me knows that I shall have to exercise an inordinate amount of self-control. Bu kolay bir iş değil ve beni tanıyan herkes aşırı miktarda özdenetim uygulamam gerektiğini bilir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | inordinate s. | haddinden fazla | ||
|
They spend an inordinate amount of time planning. Planlamaya haddinden fazla zaman harcıyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | inordinate s. | oransız | ||
| Genel | inordinate s. | düzensiz | ||
| Genel | inordinate s. | ölçüsüz | ||
| Genel | inordinate s. | gereğinden çok | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | inordinate s. | ölçüsüz | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | inordinate i. | inordinat | ||