excessive - Türkçe İngilizce Sözlük

excessive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

excessive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aşırı, ölçüsüz, fazla
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈsɛsɪv/ – BrE /ɪkˈsesɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Normal veya makul kabul edilen sınırların ötesine geçen miktarı/tepkiyi niteleyen sözcüktür; genellikle olumsuz değerlendirme taşır. Excess kökünden türetilmiştir; modern kullanımda excessive, standartlara göre “fazla”yı işaret ederek kontrol ve sınır fikrini vurgular, özellikle maliyet, güç kullanımı ve çalışma yükü bağlamında sık geçer.
Eş Anlamlılar:
extreme, immoderate, undue
Zıt Anlamlılar:
moderate, reasonable, minimal

"excessive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
excessive s. aşırı
That way we can combat excessive population growth, as an educated woman will have fewer children.
Bu şekilde aşırı nüfus artışıyla mücadele edebiliriz, çünkü eğitimli bir kadın daha az çocuk sahibi olacaktır.

More Sentences
excessive s. haddinden fazla
Genel
excessive s. ölçüsüz
Buying him a car for his birthday was an excessive gesture.
Adama doğum gününde araba almak ölçüsüz bir jest olmuş.

More Sentences
excessive s. aşırı
That way we can combat excessive population growth, as an educated woman will have fewer children.
Bu şekilde aşırı nüfus artışıyla mücadele edebiliriz, çünkü eğitimli bir kadın daha az çocuk sahibi olacaktır.

More Sentences
excessive s. fazla
Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
excessive s. aşırı
That way we can combat excessive population growth, as an educated woman will have fewer children.
Bu şekilde aşırı nüfus artışıyla mücadele edebiliriz, çünkü eğitimli bir kadın daha az çocuk sahibi olacaktır.

More Sentences
Genel
excessive s. aşkın
excessive s. taşkın
excessive s. azgın
excessive s. haddinden fazla
excessive s. ziyade
excessive s. müthiş
excessive s. lüzumsuz
excessive s. çok fazla
excessive s. fahiş
Ticaret/Ekonomi
excessive s. çok büyük
Osmanlıca
excessive i. müfrit

"excessive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
excessive speed i. aşırı hız
excessive exaggeration i. acem mübalağası
excessive sexual desire i. şehvet düşkünlüğü
excessive price i. fahiş fiyat
excessive drainage i. aşırı drenaj
excessive criticism i. aşırı eleştiri
excessive emphasis i. aşırı vurgulama
excessive burden i. aşırı külfet
excessive love i. haddinden fazla sevgi
excessive love i. aşırı sevgi
excessive load i. aşırı yük
excessive load i. fazla yük
excessive wastage i. aşırı israf
excessive indulgence i. aşırı hoşgörü
excessive indulgence i. aşırı müsamaha
excessive indulgence i. fazla müsamaha
excessive absence i. aşırı devamsızlık
excessive absenteeism i. aşırı devamsızlık
excessive reinforcement i. aşırı takviye
excessive protection i. aşırı koruma
excessive ambition i. aşırı hırs
excessive power i. aşırı güç
excessive use of alcohol i. aşırı alkol kullanımı
excessive intensity i. aşırı yoğunluk
excessive increase i. aşırı artış
excessive optimism i. aşırı iyimserlik
put excessive emphasis on f. üzerinde çok durmak
excessive love f. birini çok sevmek
excessive love f. birini haddinden fazla sevmek
put excessive emphasis on f. üzerinde önemle durmak
put excessive emphasis on f. önemle üzerinde durmak
seem excessive f. aşırı gelmek
Konuşma Dili
well intended but excessive s. iyi niyetli fakat maksadını aşan
Ticaret/Ekonomi
excessive payment i. fahiş ödeme
excessive production i. aşırı üretim
excessive profit i. aşırı kazanç
excessive deficit i. çok büyük açık
excessive paper shuffling i. aşırı kağıt/evrak işi
excessive paper shuffling i. gereğinden çok evrak/kağıt
excessive appreciation or depreciation of the turkish lira i. türk lirasının aşırı değerlenmesi veya aşırı değer kaybı
Hukuk
use of excessive force i. aşırı güç kullanma
excessive force i. aşırı güç
excessive penalty i. fahiş ceza
Siyasal
excessive force i. aşırı güç
excessive commodity price volatility i. emtia fiyatlarındaki aşırı dalgalanma
excessive leverage i. aşırı finansal kaldıraç
excessive price volatility i. aşırı fiyat dalgalanması
excessive risk-taking i. aşırı risk alma
excessive risk i. aşırı risk
Sigortacılık
excessive insurance i. aşırı sigorta
excessive insurance i. aşkın sigorta
Teknik
excessive settlement i. aşırı oturma
excessive stiffness i. ek sağlamlık
excessive pressure i. aşırı basınç
excessive pressure i. fazla basınç
excessive wear i. aşırı yıpranma
excessive contact voltage i. aşırı temas gerilimi
safety device for protection against excessive pressure i. aşırı basınca karşı koruma için emniyet cihazı
safeguards against excessive pressure i. aşırı basınca karşı güvenlik tertibatları
protection against excessive pressure i. aşırı basınca karşı koruma
excessive burr i. aşırı çapak
Bilgisayar
excessive fan noise i. aşırı fan gürültüsü
excessive fan noise i. aşırı fan sesi
Otomotiv
excessive idling i. aşırı rölanti
excessive speed i. aşırı sürat
excessive burning of engine oil i. motorun fazla yağ yakması
excessive idle vibration i. rölantide aşırı iteleme
excessive drag i. aşırı sürtünme
excessive crush i. aşırı ezilme
Demiryolu
excessive rail distance i. sürekartman
Medikal
excessive splenomegaly i. hipersplenomegali
excessive sweating i. aşırı terleme
excessive perspiration i. aşırı terleme
excessive thirst i. aşırı susuzluk
excessive cortical slowing on the electroencephalogram i. elektroensefalogramda aşırı kortikal yavaşlama
excessive autonomous cortisol secretion i. aşırı otonom kortizol sekresyonu
excessive crying i. aşırı ağlama
excessive hemodilution i. aşırı hemodilüsyon
excessive insulin secretion i. aşırı insülin sekresyonu
over-glucose utilization due to excessive insulin secretion i. aşırı insülin sekresyonuna bağlı aşırı glükoz kullanımı
excessive daytime sleepiness i. gündüz aşırı uyku hali
excessive daytime sleepiness i. gündüz aşırı uyku eğilimi
excessive mercury intake i. aşırı cıva alımı
excessive proliferation of granulation tissue i. granulasyon dokusunun abartılı proliferasyonu
excessive proliferation of granulation tissue i. granulasyon dokusunun aşırı proliferasyonu
excessive cola consumption i. aşırı kola tüketimi
excessive dietary fructose i. aşırı besinsel fruktoz
Psikoloji
excessive intensity of memory i. aşırı belleme
excessive addiction i. düşkünlük
excessive fondness i. düşkünlük
excessive guilt i. raskolnikov sendromu
excessive guilt i. aşırı suçluluk duygusu
Patoloji
excessive fetal growth i. aşırı fetüs büyümesi
excessive weight gain in pregnancy i. gebelikte aşırı kilo alınması
excessive bleeding in premenopausal period i. premenapozal dönemde aşırı kanama
excessive menstruation at puberty i. ergenlikte aşırı menstrüasyon
Matematik
excessive number i. zengin sayı
Deniz Biyolojisi
excessive precipitation i. aşırı yağış
Tarım
excessive drainage i. aşırı drenaj
excessive grazing i. aşırı otlama
Hayvancılık
excessive grazing i. aşırı otlatma
Çevre
excessive pumping i. aşırı pompalama
excessive resource consumption i. aşırı kaynak tüketimi
Meteoroloji
excessive precipitation i. aşırı yağış
Spor
excessive motor activity i. aşırı motor aktivite
Basketbol
excessive timeout i. kuralların izin verdiği mola sayısından fazla mola kullanma